Sosyal Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağaçların Önemi İle İlgili Özlü Sözler

Ağaçların Önemi İle İlgili Özlü Sözler


Ağaçların Önemi İle İlgili Özlü Sözler

Ağaç bir yurdun süsüdür. Ağaçlar vatanı vatan yapan varlıklarımızdır.  Ağacın hem gölgesinden faydalanırız hem meyvelerinden faydalanırız . Ağaçlar bizim doğal oksijen kaynağımızdır. Onlara zarar vermemeliyiz ve yaş ağaçları kesinlikle kesmemeliyiz. Onlara zarar veren kimseleri de uyarmalıyız.

Ağaç ile ilgili özlü sözler
‘’ Bir kimse bir ağaç dikerse, Allah, o ağacın meyvesi kadar o kimseye sevap yazar.” (Hz. Muhammed).
* ‘’ Ağaçların çiçekler gözü, kuşlar dilidir.” (Cenap Şahabettin)

‘’ ”Ağaç dikmek,yapabileceğimiz şeyler arasında bencillikten en uzak olanıdır.Dünyaya çocuk getirmekten de saf bir eylemdir o.” (Thorton Nıven Wilder)
* ‘’ Bir ağaç, herhangi bir prensten daha soyludur.” (A.Pope).
*’’ ”Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız.” (Türk atasözü)
* ‘’ Ağaç dikip gölgesinde halkı dinlendirmek gibi, insanın kıyamet gününde hesabına yarar bir erdem yoktur. ‘’ (Hz.Muhammed )
* ‘’ Yaş kesen baş keser. ( Atasözü)
* ‘’ Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer.’’ ( Türk Atasözü)
* ‘’ Ağaç, geçmişi geleceğe bağlar. Size sabrı öğretir. Beraber yaşamanın, faydalı olmanın zevkini verir’’. (Marcel Prevast).
* ‘’  Bir ulusun uygarlık düzeyi,üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçülür.’2Franklin Roosevelt
* ‘’  Yeşil görmeyen gözler,renk zevkinden yoksundur.Burasını öyle bir ağaçlandırın ki,kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın. ( Mustafa Kemal Atatürk)


Suça Meyilli Bir Toplum Olmaktan Nasıl Kurtuluruz.

Suça Meyilli Bir Toplum Olmaktan Nasıl Kurtuluruz.


Suça Meyilli Bir Toplum Olmaktan Nasıl Kurtuluruz.

Bir toplumda suç oranlarının artmaması için o toplumun insanlarının iyi bir eğitimden  ve bilinçli bir eğitimden geçmesi gerekir. Eğitimin yanı sıra ülke ekonomisinin de iyi olması gerekir. Yani toplum içinde yaşayan insanların ekonomik sorunları olmamalıdır.  Toplum içinde eğitim alan  kişiler mesleğini icra edebilmeli ve boşluğa düşürülmemelidir.

Suça meyilli olmanın en önemli nedenlerinden biri yoksulluktur fakat yoksulluk da tek başına bir neden sayılmaz. Bunun yanı sıra iyi bir aile ortamında yetişmemiş olma, kötü bir çevrede  olma,  kötü insanlar ile arkadaşlık etme, kötü alışkanlıklar edinme ve  nedenler kişiyi suça meyilli olmaya yönlendirir.

Suça meyilli toplumların olmaması için  ailelerin çocuklarına daha küçük yaşlardayken  iyi bir aile terbiyesi vermesi gerekir.  İyi bir aile terbiyesi alan kimseler aynı zamanda güzel ahlaklı olur ve başka kimselerin malına göz koymaz, hırsızlık yapmaz, yalana başvurmaz ve daha birçok kötü alışkanlığı edinmez. Bunun için toplum  fertlerinin  iyi eğitimden geçmesi gerekir ve devletin ekonomik yapısının da sağlam ve güçlü olması gerekir. Maddi açıdan  rahat olan toplumlar da suç işleme oranı git gide azalır. Hal böyle olunca da o toplumda bilim ve fen gelişir ve toplum içindeki insanlar da huzur, mutluluk ve güven içinde yaşamayı bilir.

Suça meyilli bir toplum olunmaması için çocuklarımıza empati kurma becerisi kazandırmalıyız. Hak, adalet,  insan hakları, başkalarının yaşamına saygı gibi kavramları, emek, alın teri gibi terimleri öğretmeliyiz. Bunun  olması da için de bizlerin çocuklarımıza iyi örnek olmamız gerekir. Suça meyilli bir toplum olmamak için  hep el birliği ile çalışmalıyız, iyi insan olmalıyız .

Dini Ve Milli Bayramlarımız Toplumda Hangi Değerlerin  Gelişmesini  Sağlamaktadır? Söyleyiniz.

Dini Ve Milli Bayramlarımız Toplumda Hangi Değerlerin Gelişmesini Sağlamaktadır? Söyleyiniz.


Dini Ve Milli Bayramlarımız Toplumda Hangi Değerlerin  Gelişmesini  Sağlamaktadır? Söyleyiniz.

İnsanları bir araya getiren, birlik ve beraberlik içinde yaşamamızı sağlayan, coşkulu günlerin yaşandığı milli ve dini bayramlarımız bizim için çok ama çok önemlidir. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gibi iki büyük dini bayramda çok güzel anlar yaşanır. Uzakta olan birbirlerine kavuşur, hasretler giderilir,  birlikte güzel vakitler geçirilir.

Küsler barıştırılır. Mezar ziyaretleri yapılır. Paylaşma ve yardımlaşma olan  bu aylarda  toplumumuz daha da birbirine  sımsıkı sarılır ve  değerlerimize sahip çıkılır.

Yaşlı ziyaretleri yapılır, komşu ziyaretleri yapılır, çocuklar sevindirilir, yemekler yenir, eğlenceler yapılır.  Milli Bayramlarımızdan olan Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos  Zafer Bayramı gibi milli bayramlarımızda birlik, beraberlik içinde oluruz. Bu bayramlar için de çeşitli hazırlıklar yapılır. Şiirler okunur, türküler söylenir, eğlenceler, gösteriler yapılır ve halk hep bir arada bu bayramları da coşku ile kutlar. 

Bayramlar insanları bir araya getiren, birlik, beraberliği sağlayan kültürel değerlerimizdir. Bizi biz  yapan  değerlerdir. Onun için tüm bayramlarımızın  değerini bilmeliyiz ve  bayramı bayram gibi coşkuyla yaşamasını bilmeliyiz.

Evliya Çelebi Ve  Seyahatnamesi Hakkında Bilgi Veriniz.

Evliya Çelebi Ve Seyahatnamesi Hakkında Bilgi Veriniz.


Evliya Çelebi Ve  Seyahatnamesi Hakkında Bilgi Veriniz.

*Evliya Çelebi önemli  bir seyyahtır ve en  önemli eseri ise  ‘’  Evliya Çelebi Seyahatnamesi’’dir.  Bu eser 10 ciltten  oluşmaktadır.
* 17.yy’da yazılmış bir  eserdir.
* Evliya Çelebi 25 Mart 1611 tarihinde Kütahya’da dünyaya gelmiştir.
* Evliya Çelebi  Kütahyalıdır fakat  İstanbul’a yerleşmişlerdir. Burada çok iyi bir eğitim almıştır. Mahalle mektebi, medresede eğitim görmüş daha sonraları ise sarayın en önemli bölümlerinden biri olan Enderun’da iyi bir eğitim almıştır. Evliya Çelebi çok başarılı biri olduğu için  padişah tarafından da ilgi odağı olmuştur.

*Kuran-ı Kerim’i de ezbere öğrenmiştir. Ünlü gezgin  Evliya Çelebi bir gece yattığında bir rüya görmüştür.Rüyasında Peygamber Efendimiz’i gördüğü zaman “Şefaaat Ya Resulallah” diyeceğine  “Seyahat Ya Resulallah” demiştir. Bu rüyasından sonra seyahat etmeye başlamıştır ve dünyanın farklı yerlerine giderek buraları gezmiş, görmüş ve gördüğü yerleri de Seyahatname adlı eserinde toplamıştır.

* Ünlü seyyah Evliya Çelebi 1682 yılında Mısır’da hayatını kaybetmiştir.
* Unesco tarafından ,  2011 yılında, doğumunun 400. yılında  ‘’ Evliya Çelebi Yılı’’ ilan edilmiştir.
*  Seyahatname adlı eseri Evliya Çelebi halkın anlayabileceği bir şekilde , yalın bir biçimde yazmıştır. Bu eserde çokça deyimler kullaılmıştır.
* Evliya Çelebi ilk gezisini İstanbul’a yapmıştır. Babası onun bu gezi aşkını öğrenip ona izin vermiştir. Önemli din adamlarının , şeyhlerin elini öpüp gezi yolculuğuna çıkmıştır. İstanbul’un tarihi yerlerini, oradaki kutsal yerleri, medreseleri, camileri,  türbeleri, tekkeleri vb. buraları anlatmıştır ve buralar hakkında bilgi vermiştir.
* Daha sonra ise İzmit’e , Batum’a, Kafkasya’ya, Trabzon‘a yapmıştır. Daha sonra Erzurum, Gürcistan,  Azerbaycan’a gitmiş ve oralar hakkında bilgiler yazmıştır.
* Şam, Suriye, Filistin gezileri olmuşturr. Oralar hakkında da bilgiler yazmıştır seyahatnamesine. Elçi olarak İran’a gitmiş ve İran hakkında da bilgiler yazmıştır.
* Avusturya, Girit, Selanik, Rumeli vb gibi birçok yere gitmiştir. Gezdiği yerlerin coğrafi yapısı, toplumların yaşama düzeni,  komşuluk ilişkileri, kültürel özellikleri, gelenek ve görenekleri, türküleri, hikayeleri,  anıları,şiirleri,  ekonomik özellikleri vb hakkında bilgiler vermiştir.

Fatih Sultan Mehmet'in Hayatı Ve Buluşları

Fatih Sultan Mehmet'in Hayatı Ve Buluşları


Fatih Sultan Mehmet'in Hayatı Ve Buluşları 

Fatih Sultan Mehmet Sultan II Murat'ın oğlu olarak 30 Mart 1432 de Edirne'de doğmuştur. Çocukluğundan itibaren devrinin en önemli alimlerinden dersleri almış, hem Batı kültürünü hem de Doğu kültürünü iyi bir şekilde tanımıştır. Osmanlı Devleti'nin padişah yetiştirme geleneğine bağlı olarak bir süre devlet yönetimini öğrenmesi için Manisa'ya gönderilmiştir. Ve bu dönemde eğitiminden sorumlu olarak Molla Gürani görevlendirilmiştir. 

Osmanlı Devleti'nde her padişah adayı bir meslek alanında kendini geliştirdiği için Fatih Sultan Mehmet de kendisine meslek olarak top döküm işini seçmiştir. Belki de bu seçimi İstanbul'un fethini kolaylaştıran kader anlarından biri olmuştur. 13 yaşında babası tarafından tahta geçirilir. Ancak bu durum Macarlar tarafından bir fırsat olarak değerlendirilir ve Osmanlı'ya karşı saldırı planı hazırlanır.  Bunun üzerine Sultan Mehmet tahtı tekrar babasına bırakır ve Manisa’ya vali olarak döner. Sultan Murat tekrar tahta geçince Macarlara karşı 1444’te Varna Savaşı'nı kazanmıştır. 

Şehzade Mehmet babasının ölümü üzerine tekrar tahta geçmiştir. Sultan Murat'ın ölümünü fırsat bilen Karamanoğlu İbrahim Bey venediklilerle anlaşarak isyan etmiştir.  Sultan Mehmet Karamanoğulları'nın üzerine yürüyerek İbrahim Bey'in af dilemesi ile bu isyanı bastırmıştır. 

1453 uzun hazırlıklar neticesinde başlattığı kuşatma ile İstanbul’u fethetmiştir. İstanbul'un fethi Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Bu zafer ile ticaret yollarının kontrolü Osmanlı Devleti'ne geçtiği için batılılar yeni ticaret yolları aramış ve bu durum da coğrafi keşiflerin hızlanmasının önünü açmıştır. 

Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı'nın karadaki  en büyük rakibi Macarlar denizdeki en büyük rakibi ise Venedikliler olmuştur. Fatih Sultan Mehmet 1462 yılında Eflak’a sefere çıkmış burayı Osmanlı eyaleti yapmıştır. 1476 yılında Boğdan’ı almıştır. 1461 yılında Pontus Rum Devleti’ne son vermiştir. Fatih Sultan Mehmet döneminde daha birçok sefer, adli ve idari yenilikler yapılmıştır. 

Fatih Sultan Mehmet’in Buluşları

  • -           Şahi ve havan topları ilk defa bizzat Fatih Sultan Mehmet’in çizimleri ile yapılmıştır.
  • -          İstanbul’un kuşatılması sırasında gemilere bakır levhalar döşeterek ilk kez zırhlı gemi kullanımını gerçekleştirmiştir.
  • -          Grejuva ateşi adı verilen ve havada tıpkı bir kuyruk yıldız gibi iz bırakarak ilerleyen yangın roketini 1478 yılında İşkodra kuşatmasında kullanmıştır. Tarihçi İbrahim Hami Danişmend bu silahın ilk kez Fatih Sultan Mehmet tarafından kullanıldığını “Tarihi Hakikatler” adlı eserinde belirtmektedir.



Ordu Millet Anlayışının Türk Devletlerine Askeri Açıdan Faydaları Nelerdir?

Ordu Millet Anlayışının Türk Devletlerine Askeri Açıdan Faydaları Nelerdir?


Ordu Millet Anlayışının  Türk Devletlerine  Askeri Açıdan Faydaları Nelerdir?

Göçebe hayat Türklerin askeri  karakterini geliştirmiştir.Türklerde ordu- millet anlayışı vardı. Ordu- Millet anlayışı demek  herkesin savaş anında asker olması anlamına geliyordu.’’ Her Türk asker doğar.’’ sözü de İslamiyet Öncesi Türk  devlet yaşantısı ile ilgilidir. Kadın erkek herkes asker olduğu için  millet birbirine daha çok bağlı oluyordu . Kadın- erkek herkes asker olduğu için ücretli askere de ihtiyaç kalmamıştır.

Türklerde ordu- millet anlayışı olduğu için Türkler  dünyayı en çok askerlik alanında etkilemişlerdir. Çeşitli savaş taktikleri de kullanılmıştır. Bunlar;  Hilal taktiği,  Turan taktiği,  Sahte Ricat, Pusu ve Kurt  Kapanıdır.

Askerlik  Türklerde vatani görev olarak  kabul edilmiştir. Kadınlar erkeklerinin her zaman yanında olmuşlar ve onlara destek olmuşlardır. At binmişler, kılıç kuşanmışlar ve savaşa her daim hazır halde  olarak devlete katkı sağlamışlardır. Türklerin  atı kullanmaları onların savaşçı özelliklerinin gelişmesini sağlamıştır, üzengiyi kullanmaları ise at üzerinde daha rahat hareket edebilmelerini sağlamıştır, pantolon kullanmaları ise  atın üstünde daha rahat şekilde hareket etmelerini sağlamıştır. Türkler ceket, pantolon, üzengi kullanımı, çeşitli savaş taktikleri kullanmaları ile de Çin, Avrupa ve Moğollara da örnek olmuşlardır.

Talas Savaşı’nın  Dini, Kültürel Ve Siyasi Sonuçlarını Söyleyiniz.

Talas Savaşı’nın Dini, Kültürel Ve Siyasi Sonuçlarını Söyleyiniz.


Talas Savaşı’nın  Dini, Kültürel Ve Siyasi Sonuçlarını Söyleyiniz.

Talas Savaşı Çin ile Abbasiler arasında meydana gelmiştir. Bu savaşın nedenler şunlardır:
- İslamiyet’i yaymak
- Kafkaslarda  egemenlik kurmak
- İpek Yolu ticaretini kontrol altına almak
- Çin’in  bölgede yayılmasına engel olmak

Savaş sırasında Yağma, Çiğil, Karluk, Basmil ve Tuksi boyları Abbasilerin yanında olmuşlardır ve onlara destek olmuşlardır.

* Talas Savaşı’nın  dini sonuçları şunlardır:
Karluk, Yağma, Tuksi, Basmil ve Çiği  boyları İslamiyet’i  kabul etmişlerdir. Türkler arasında İslamiyet hızla yayılmaya başlamıştır.

*Talas Savaşı’nın  Kültürel Sonucu şu olmuştur:
- Kağıt, Çin’in  dışına çıkmıştır. Türkler kağıt kullnmaya başlamıştır. Semerkant’ta bir kağıt atölyesi kurulmuştur.

Talas Savaşı’nın  siyasi sonuçları şunlar olmuştur:
- Orta Asya’da  Çin  egemenliği engellenmiştir.
- Çin, İpek Yolu ticareti üzerindeki hakimiyetini kaybetmiştir.

Not: Abbasi Devleti Emevi Devleti gibi ‘’ Mevali’’ ( Arap milliyetçiliği) politkasını benimsememişlerdir. Bu da  Türklerin İslam dinine bakış açısını olumlu yönde etkilemiştir. Abbasiler din kardeşliğini yani ümmetçiliği benimsemişlerdir. Böylece de Türklerin İslamiyete geçişi hız kazanmıştır.

10 Kasım’ın Anlam Ve Önemini Belirten Bir Yazı Yazınız.

10 Kasım’ın Anlam Ve Önemini Belirten Bir Yazı Yazınız.


10 Kasım’ın Anlam Ve Önemini Belirten Bir Yazı Yazınız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin  kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal’in  vefatının ardından 81 yıl geçti. Geçen bu  81 yıl ona olan özlemimizi ve sevgimizi daha da çok artırdı. Çünkü o milletinin gönlüne taht kurmuş, milletinin hiç unutamayacağı büyük bir lider, büyük bir komutan ve eğitimcidir. Büyük bir vatan sevdalısı olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk hayatını hep vatana hizmet etmekle geçirmiştir.

Ülkesinin bağımsızlığı için, vatan ve milletin egemenliği için elinden  gelen her türlü çalışmayı yapmış ve zorluklara göğüs germiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkemiz yoklukla ve savaşla mücadele  ederken bir lider ortaya çıkmıştır. Bu mavi gözlü lider korkmayın sakın, Türk’ün gücü ile ezin o düşmanları demiş ve milletine umut vermiştir, cesaret vermiştir, azim vermiştir. Bu yolda, bu kutsal davada ‘’ Ya İstiklal, Ya Ölüm ‘’ demiştir de daha da başka bir çıkış yolu bulmamıştır. İleri görüşlü, idealist, milletine aşk ile bağlanan bu büyük önderi  asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. Ülkesinin birliği ve bağımsızlığı için, başka ülkelerin manda ve himayesine girilmemesi için  çok çalışmıştır ve arkasına yüce, asil milletimizi de alarak düşmanı yurttan kovmuşlardır.

Onu bu günde sevgi, saygı , özlem ve minnetle anıyoruz. Nurlar içinde uyu Gazi Mustafa Kemal’im, Rabbim mekanını cennet eylesin  senin ve tüm vatan evlatlarının inşallah…

Metinden Yola Çıkarak Gazneli Mahmut’un  Bilime Ve Bilim İnsanlarına  Verdiği  Değeri Açıklayınız.

Metinden Yola Çıkarak Gazneli Mahmut’un Bilime Ve Bilim İnsanlarına Verdiği Değeri Açıklayınız.


Metinden Yola Çıkarak Gazneli Mahmut’un  Bilime Ve Bilim İnsanlarına  Verdiği  Değeri Açıklayınız.  

Uzak kuzey ülkelerini dolaşmış olan  bir tüccar Gazneli Mahmut’un huzuruna gelir ve geldiği yerin  üç ay gece, üç ay gündüz olduğunu söyler. Gazneli Mahmut bu tüccarın kendisini kandırdığını zanneder ve bunun üzerine tüccara çok öfkelenir. Sarayının en önemli bilim adamlarından olan, Biruni’yi çağırır ve  tüccarın doğru deyip demediğini anlar.

Biruni de adamı dinler ve gözleri parlar. Çünkü adam gerçekten doğru söylemiştir. Biruni bunun bilimsel açıklamasını Gazneli Mahmut’a yapar.  Gazneli Mahmut’da sarayındaki bilim inanı olan Biruni’ye çok  güvendiği için onun dediklerine inanır.

Yani buradan çıkarılacak ana sonuç da şudur. Gazneli Mahmut bilime, bilim insanlarına çok önem vermiştir. Biruni için de şunu söylemiştir: Sarayımın en değerli hazinesidir.’’ demiştir. Biruni ayrıca yer çekiminin  varlığını Newton’dan önce söyleyen bilim adamıdır. Gazneli Mahmut eğer ki bilim insanlarına ve bilime  değer vermeseydi Biruni’nin sözlerine de inanmazdı ve o tüccara ceza verebilirdi. Biruni o kadar sevmiştir ki ve bilime o kadar çok önem vermiştir ki bundan dolayı katıldığı seferlere bile  Biruniyi de  götürmüştür.
Not:   Dünya tarihinde ‘’ Sultan’’ unvanını alan  ilk hükümdar Gazneli Mahmut’tur.

Kurtuluş Savaşı İle İlgili  Dörtlüklerden Oluşan  Bir Şiir Yazınız.

Kurtuluş Savaşı İle İlgili Dörtlüklerden Oluşan Bir Şiir Yazınız.


Kurtuluş Savaşı İle İlgili  Dörtlüklerden Oluşan  Bir Şiir Yazınız.

Bağımsızlık  elden mi gidiyordu
Yoksulluk bizi yerle bir mi ediyordu
Vatan işgal  altında mıydı
İşte geldi Türk Milleti , işte geldi Mustafa Kemal.

Yok edemezdi bizi o düşmanlar
Hep birlik olmuşlardı  hainler
Vatanımın  emektar anaları
İman ile kurtarıldı bu vatan,  inanç ile  yok oldu bu zulüm.

Ya İstiklal Ya Ölüm diyordu  liderimiz
Bundan başka yoktu  çaremiz
Ne yiğitlerimiz, ne askerlerimiz
İman ile kurtarıldı bu vatan, inanç ile def edildi hain düşman

Birlik, beraberlik içindeydi kahraman millet
Yok oldu o zulmeden illet
Doğdu yeni bir güneş yeni bir umut
İman ile kurtarıldı bu vatan , azim ile  kovuldu düşman

Kahraman  Mustafa Kemal  lideri oldu bu kurtuluşun
Askeri ile bir oldu, birlik oldu bu  yüce ulusun
Bağımsızlık  yok olmadı, yok oldu zulmün sonu
Kararlılık ile kurtuldu bu vatan, arkasına bakmadan kaçtı düşman.

Gelin birlik olmaya devam edelim
Kurtuluş Savaşı’ndaki ruha her zaman sahip çıkalım
Bu vatanı düşmanlara vermeyelim
İlim ile kurtulsun bu vatan, iman ile yaşasın bu vatan.

Hz. Muhammed’in (s.a.v)  Veda Hutbesi’nde Verdiği Mesajları Cahiliye  Dönemi Arap Yarımadası’ndaki Yaşantıyla Karşılaştırarak Söyleyiniz.

Hz. Muhammed’in (s.a.v) Veda Hutbesi’nde Verdiği Mesajları Cahiliye Dönemi Arap Yarımadası’ndaki Yaşantıyla Karşılaştırarak Söyleyiniz.


Hz. Muhammed’in (s.a.v)  Veda Hutbesi’nde Verdiği Mesajları Cahiliye  Dönemi Arap Yarımadası’ndaki Yaşantıyla Karşılaştırarak Söyleyiniz.

Cahiliye Dönemi Arap Yarımadası’nda cahillik baş gösteriyordu. Çünkü o zamanlar Arap Yarımdası’nda  kan davaları ve cinayetler yaygındı. Cinsiyet ayrımı vardı. Kadınlar aşağıda görülür, erkekler üstün görülürdü. Kız çocuklarına hiç önem verilmezdi ve kız çocukları diri diri gömülürdü. Erkek egemen bir toplum vardı. Kadınlara  miras verilmezdi. Bir erkek birden çok kadınla evlenebilirdi yani çok eşlilik vardı.

Sosyal sınıflaşmalar görülürdü. Aşiret çatışmaları vardı. Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa ise Veda Hutbesi’nde insan hakların önem  çok önemli açıklamalara yer vermiştir.

İnsan haklarına çok önem vermiş, adalete, eşitliğe çok önem vermiştir. Kimsenin kimsen üstün olmadığını Yüce Allah’ın yarattığı her insanın  önemli olduğunu söylemiştir. Can, mal ve namus güvenliğine önem vermiştir. Faizin her türlüsünü haram kılmıştır. Kadın haklarına önem vermiştir ve kadınların erkeklere Allah’ın emaneti olduğunu söylemiş ve onların haklarının korunması gerektiğini söylemiştir. Irk ayrımı yapmamıştır. Hırsızlığı yasaklamıştır. Zina yasaktır. Dinde aşırıya gidilmemesi gerektiğini söylemiştir. Emanete hıyanet edilmemesi gerektiğini, doğru, dürüst ve güvenilir olmamız gerektiğini söylemiştir. İnsanların soy  üstünlüğü yapmaması gerektiğini söylemiş ve her insanın aynı olduğunu söylemiştir.  Kan davalarını yasaklamıştır. Su ve mal davalarını da yasaklamıştır. Kasten bir insanın canına kıyılmaması  gerektiğini söylemiştir. Çocuğun işlediği suçtan dolayı babası suçlu sayılamaz, babasının işlediği bir suçtan da evlat sorumlu tutulamaz denilmiştir.

‘’Milli Mücadeleye Katılan Ya Da  Destek Veren  İnsanlar Hangi Duygu Ve Düşünceler Bu Mücadeleye  Girmişlerdir?’’ Sorusundan Hareketle  Anadolu İnsanının Milli Mücadelede  Neler Yaptıklarını Yazınız.

‘’Milli Mücadeleye Katılan Ya Da Destek Veren İnsanlar Hangi Duygu Ve Düşünceler Bu Mücadeleye Girmişlerdir?’’ Sorusundan Hareketle Anadolu İnsanının Milli Mücadelede Neler Yaptıklarını Yazınız.


‘’Milli Mücadeleye Katılan Ya Da  Destek Veren  İnsanlar Hangi Duygu Ve Düşünceler Bu Mücadeleye  Girmişlerdir?’’ Sorusundan Hareketle  Anadolu İnsanının Milli Mücadelede  Neler Yaptıklarını Yazınız.

Bir  yandan yoksulluk, bir yandan bitmek tükenmek bilmeyen savaşlar Anadolu halkını zor duruma düşürmüştü. Zengin değildik, yeteri kadar mermimiz yoktu, silahımız yoktu, cephanemiz yoktu, yoktu da yoktu. Milli Mücadeleye katılan   halkımın, milletimin, toprağımın o güzel kalpli ,  kadınları, yaşlıları,  fedakar vatansever evlatları  bağımsızlık için, vatanı ve milleti kurtarmak için, başka bir milletin esiri olmamak için  savaşa katılmışlar ve Milletin kurtuluşu için, bağımsızlığı için, toprak bütünlüğü için düşmanla çarpışmışlardır. Anadolu Milli Mücadele yıllarında çok zor  bir durumla karşıya kalmıştır.

İşte bu yok oluşun gerçekleşmemesi için  koca yürekli insanlarımız, vatansever  insanlarımız kendini  vatan için feda etmiştir. Kadınlarımız erkeğinin yanında durmuş, cepheye mermi taşımış, erkeklerimiz düşmanla çarpışmış ve bu vatan düşman ellere verilmemiştir. Kadınlarımız yeri  gelmiş hemşire olmuş, yeri gelmiş doktor, asker, anne, baba vb. her role girmişlerdir. Amaç  tek ve ortaktır: Vatanın birliği, bütünlüğü ve bağımsızlığı. Vatan elden giderse kalacakları tek yer yoktu, esir olunacaktı, köle olunacaktı. Başka bir milletin himayesi altında dillerini istediği gibi konuşamayacaklar, dinlerini , kültürlerini, kültürel özelliklerini yaşamlarına  aktaramayacaklardı.  Kültürümüz, milli benliğimiz yok olup gidecekti. İşte kahraman vatan sevdalıları bunu düşünmüş, geleceğini, bizleri düşünmüş ve vatan yolunda hayatlarını kaybetmiştir bu muazzam, bu muhteşem insanlar. Bize bu kutsal, bu değerli toprakları bırakmışlar ve canlarını bu vatan için hiç korkmadan feda etmişlerdir. Kimisi ağır yaralanmış, kimisi acılar içinde hayatını kaybetmiş, askerlerimizin ayakları nasırlaşmış, açlık, susuzluk bir yandan vurmuş ve daha neler neler….

İşte bu vatanın kıymetini bilmeliyiz, atalarımızın kanları ile kurtarılan bu vatan topraklarının bir daha tehlike altında kalmaması için var gücümüzle çalışmalıyız, okumalıyız, ilim yolunda  yürümeliyiz. Bu vatan için  fedakarlık eden tüm vatan evlatlarına, askerlerine ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’e Yüce Allah’tan rahmet dilerim. Mekanları cennet olsun. Nurlar içinde uyusunlar inşallah.

Dumlupınar Şehitliğini  Ziyarete Gittiğinizi Düşününüz. Şehitlerimize Duygu  ve Düşüncelerinizi İfade Eden Bir Mektup Yazınız.

Dumlupınar Şehitliğini Ziyarete Gittiğinizi Düşününüz. Şehitlerimize Duygu ve Düşüncelerinizi İfade Eden Bir Mektup Yazınız.


Dumlupınar Şehitliğini  Ziyarete Gittiğinizi Düşününüz. Şehitlerimize Duygu  ve Düşüncelerinizi İfade Eden Bir Mektup Yazınız.

Kurtuluş Savaşı yıllarında, hayatınızı hiçe sayarak, vatanın birliği ve dirliği için, vatanın  bölünmez bütünlüğü için şehit olan  güzel insanlarımız!  Saygıdeğer vatan evlatları! Bu kutlu yolda düşmanla savaşmaktan, çarpışmaktan asla korkmadınız. Bize güzel bir vatan bırakmak için, bağımsız bir ülke bırakmak için  çalıştınız, emek ettiniz, fedakarlık gösterdiniz.  Şahsi çıkarlarınızı düşünmeden, vatan için, toprak için, namus için bu kutlu yolda şehit oldunuz.

Biz  çocuklar, gençler, yaşlılar millet olarak sizin gibi vatan evlatları  ile gurur duyuyoruz ve duymaya da devam edeceğiz. Hakkınız asla ödenmez , değerli vatan evlatları, değerli  şehitlerimiz! Bize bıraktığınız bu topraklarımızı sizden aldığımız gibi korumaya devam edeceğimize söz veriyoruz. Bu toprakların bir tek taşını, bir avuç toprağını bile düşman ellere teslim etmeyeceğiz. Sizler bu vatan için şehit düşmekten korkmadınız, düşmana teslim olmadınız, vatanı asla satmadınız.  Size olan minnetimiz sonsuza kadar devam edecek kıymetli yiğitlerimiz, şehitlerimiz, evlatlarımız.

Sizlerin emanetlerine sonsuza kadar sahip çıkacağız, bu vatanı bölmek isteyen iç ve dış  düşmanlara karşı her zaman milli birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz. Yerinizde rahat uyuyunuz şehitlerimiz!

Türk Tarihine Damga Vuran Kişilerden Hangisiyle Tanışmak İsterdiniz. Nedenleriyle Yazınız.

Türk Tarihine Damga Vuran Kişilerden Hangisiyle Tanışmak İsterdiniz. Nedenleriyle Yazınız.


Türk Tarihine Damga Vuran Kişilerden Hangisiyle Tanışmak İsterdiniz. Nedenleriyle Yazınız.

Türk Tarihine damga vuran bir kişi ile hatta birden çok kişi ile tanışmak isterdim.  Öncelikle 2. Murat’ın oğlu, Akşamsettin’in  öğrencisi olan, bilim ve kültüre çok önem veren ve birçok dil bilen 2. Mehmet ile yani Fatih Sultan Mehmet ile tanışmak isterdim. Onunla tanışmak istememin en önemli nedeni onun bilgili ve çalışkan olmasıdır. Daha küçük yaşta olmasına rağmen bu kadar fazla dil bilen kişi ile konuşmak ve nasıl bu kadar başarılı olduğunu ona sormak isterdim.  

Nasıl böyle bilgili ve büyük bir komutan olduğunu sorardım.  Arapça, Farsça , Slavca, İbranice, Çağatayca,  Latince, Rumca gibi dilleri nasıl öğrendiğini ve öğrenme merakının nereden geldiğini sormak isterdim. İstanbul’u  fethetmeye nasıl karar verdiğini ve bu zorlu yolculukta neler ile karşılaştığını onun ağzından  duymak isterdim.  Yazdığı şiirleri bir de onun ağzından dinlemek isterdim.  Büyük ve engin bir hoşgörüye sahip olmasının  nedenini sorardım. Başarılı bir insan olan Fatih Sultan Mehmet ile saatlerce konuşmak ve aklımdaki tüm soruları ona sormak isterdim.

Türk tarihine damga vuran çok kişi vardır fakat ben bir de Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tanışmak isterdim.  Küçücük yaştan beri kitap okuyan ve elindeki harçlığına bile kitap alan  Atatürk’e bu okuma merakının nereden geldiğini sorardım. Vatan ve milletinin değerlerini her şeyin üstünde tutmasının nedenini sorardım.  Kurtuluş Savaşı’nın en zor yıllarında  , halkı ile nasıl mücadele ettiğini, bağımsızlık ve Cumhuriyet için  nasıl emekler harcadığını onun bizzat kendi ağzından duymak isterdim. Ülkesinin bir karış toprağını bile düşmana teslim etmediği için  ona ve tüm askerlere teşekkür ederdim. Nasıl böyle bilgili ve ileri görüşlü bir kişiliğe  sahip olduğunu sorardım .Daha birçok şey sorardım. Hem Fatih Sultan Mehmet’e, hem de Ulu Önder Mustafa Kemal’e sarılmak ve  ellerinden öpmek isterdim.

Bir Ülkenin Bağımsızlığı  Sizce Neden Önemlidir? Açıklayınız

Bir Ülkenin Bağımsızlığı Sizce Neden Önemlidir? Açıklayınız


Bir Ülkenin Bağımsızlığı  Sizce Neden Önemlidir? Açıklayınız

Bir ülkenin bağımsız olması,  o ülkede yaşayan insanların özgür olması insan hakları açısından çok önemlidir. Bir ülkenin bağımsız olması demek, o ülkenin  başka bir ülkenin manda ve himayesi altında yaşamaması demektir. Bağımsızlık, bağımsızca yaşamak, ana dilini özgürce kullanmak, kültürünü dilediğince yaşamak insanın ancak kendi yaşadığı topraklarda, kendi ülkesinde mümkündür.

Başka bir ülkenin kölesi, mandası durumuna düştüğümüz zaman  bizim için yaşam da son bulmuş olur. Çünkü Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti  üstat  Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi  ezelden beri hür yaşamış ve hür yaşamaya da devam edecektir. 

Bağımsızlık bir  ülkenin  özgür olması,  kimseye muhtaç olmaması , özgürce yaşamını sürdürebilmesidir. Bunun için , atalarımızın kanları ile sulanan bu toprakların kıymetini bilmeliyiz ve bağımsızlığımızın   kaybedilmemesi için var gücümüzle çalışmaya devam etmeliyiz . Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in bağımsızlığın önemi ile ilgili şu sözlerini de aklımıza yerleştirmeli ve bağımsızlığın ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavramalıyız:
‘’ Bu millet  bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve  yaşamayacaktır.’’
* ‘’ Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.’’
* ‘’ Bağımsızlık,  uğruna ölmesini bilen  toplumların hakkıdır.’’
* ‘’ Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir.’’

Hunların Yaşantılarını Dile Getiren Şiirden Yola Çıkarak Aşağıdaki Açıklamalarda İstenen Cevapları Ağaçtaki Kutucuklara Yazınız.


Hunların Yaşantılarını Dile Getiren  Şiirden Yola Çıkarak , Aşağıdaki Açıklamalarda İstenen Cevapları  Ağaçtaki  Kutucuklara Yazınız.

Hun  hükümdarı ile  evlenen  Çinli prensesin  yazdığı şiiri okuyunuz.
Yurdumdan ayrıldım kara bağlarım
Şimdi de Hunların  çadırı yerim
Ocağım kül oldu ona ağlarım
Dünyaya gelmemiş olmak isterim
Yünden ip yapar,  keçe giyerler
Gözüme beter gelir, gönlüme kötü,

Koyunun etini yerler,
İçemem bakırla  sunulan sütü
Davulu her gece durmaz döverler
Dönerler ta güneş doğana kadar
Fırtına bozkırda gök gibi gürler
Yollar toz duman  boğana kadar.

Hunların barınakları:  Göçebe yaşam sürdükleri için çadırda yaşarlar.
Hunların   dokumaları, kıyafetleri: Yün dokumacılığı yaparlar, keçeden  kıyafetler yaparlar
Hunların yiyecekleri: Göçebe yaşam süren Hunlar hayvancılıkla uğraştıkları için geçimleri de hayvancılıktır. Bundan dolayı koyunun etini yerler, sütünü içerler, sütünden çeşitli yiyecekler yapabilir diyebiliriz.
Hunların madenleri: Hunların madeni bakırdır.
Hunların çalgıları: Çalgıları davuldur. Davul il eğlenceler yapılırmış sabahlara kadar.
Hunların  yaşadığı coğrafyanın bitki örtüsü:  Yaşadıkları yerin  tarıma elverişli olmayan, göçebe yaşama uygun olan bozkırdır.  Göçebe yaşam da Türklerin  farklı coğrafyalarda  yaşamlarını devam ettirmelerine neden olmuştur. Yaşanılan coğrafyanın bitki örtüsü bozkırdır.


Türklerin Tarih Boyunca  Çeşitli Bölgelere Yayılması  Türk Tarihini Siyasi, Coğrafi ,  Kültürel  Ve Ekonomik Olarak Nasıl Etkilemiş  Olabilir. Aşağıdaki  Boşluğa Yazınız.

Türklerin Tarih Boyunca Çeşitli Bölgelere Yayılması Türk Tarihini Siyasi, Coğrafi , Kültürel Ve Ekonomik Olarak Nasıl Etkilemiş Olabilir. Aşağıdaki Boşluğa Yazınız.


Türklerin Tarih Boyunca  Çeşitli Bölgelere Yayılması  Türk Tarihini Siyasi, Coğrafi ,  Kültürel  Ve Ekonomik Olarak Nasıl Etkilemiş  Olabilir. Aşağıdaki  Boşluğa Yazınız.

Siyasi:  Devlet boylar federasyonu şeklinde örgütlenmiştir. Savaşçı özelliklerinin gelişmesi kolay olmuştur.
Coğrafi: Göçebe yaşam olduğu için yerleşik yaşam  özellikleri gelişmemiştir.  Göçebe yaşamdan dolayı Türkler dünyanın değişik bölgelerine dağılmıştır. Türklerin  yaşadığı yerlerin doğusunda  Kingan Dağları, batısında Hazar denizi, kuzeyinde Sibirya  stepleri,  Baykal Gölü, Altay Dağları, güneyinde ise Karanlık Dağları, Hindukuş ve Himalaya Dağları yer alır.

Kültürel:  Toprak mülkiyeti anlayışı olmadığı için sosyal sınıflaşma olmamıştır. Toplumsal dayanışma sağlanmıştır. Yazılı kültürün gelişimi göçebe yaşamdan dolayı gecikmiştir. Onun yerine sözlü edebiyat gelişmiştir. Sürekli hareket halinde olunduğu için  başka kültürler ile kültürel etkileşim yaşanmıştır. Türk kültürü başka kültürleri etkilemiş ve başka kültürlerden de etkilenmiştir. Göçebe yaşam kültür ve uygarlık hayatının  gelişimini olumsuz etkilemiştir. Göçebe yaşamdan dolayı Türklerin tarihini bir bütünlük içinde  incelemek zorlaşmıştır. Türk kültüründen kalan  eserlerin de azalmasına neden olmuştur.  Göçebe yaşamdan dolayı duvar sanatı ve mimari sanat gelişmemiştir. Onun yerine dokumacılık ve  çadır sanatı gelişmiştir. Sanat eserleri de taşınabilir şekilde yapılmıştır.
Ekonomik: Hayvancılığa dayalı ürünler  ihraç edilmiş, tarıma dayalı ürünler ise  ithal edilmiştir. Kısrak sütünden yaptıkları   kımızı ve  darıdan yaptıkları  bozayı içecek olarak kullanmışlardır. Uygurlar  Kamdu ve Böz  adı verilen  mühürlü bezleri para yerine kullanmışlardır. Konservecilik gelişmiştir. İpek ve Kürk Yolu üzerinde ticaret akışı olmuştur. Kürk Yolunda hayvan ticareti yapılmış, İpek Yolunda ise  cam, ipek, çini vb. ticareti yapılmıştır. At ulaşım aracı olarak kullanılmıştır.

Aşağıdaki Tabloya Mezopotamya Uygarlıklarının  İnsanlık Tarihine Yaptığı Katkılara Örnekler Yazınız

Aşağıdaki Tabloya Mezopotamya Uygarlıklarının İnsanlık Tarihine Yaptığı Katkılara Örnekler Yazınız


Aşağıdaki Tabloya Mezopotamya Uygarlıklarının  İnsanlık Tarihine Yaptığı Katkılara Örnekler Yazınız

1)Sümerler:
*  Tarihte ilk olarak yazıyı bulan devlettir. Çivi yazısını kullanmışlardır. Yazının bulunması ile tarih öncesi devirler sona ermiştir. Yazının bulunması ile insanlık tarihi de hızla ilerlemiş ve gelişmiştir. Tarihte bilinen ilk  yazılı kanun da bu uygarlığa aittir. İlk yazılı kanun Sümer  kralı Urgakina tarafından yapılmıştır. Tanrılar için Ziggurat denilen tapınaklar yapılmıştır. Burası arşiv, kütüphane, yazıcı okulu görevlerini de yerine getiren bir yer olmuştur.

Tahıl ambarı, ibadet yapılan yer,  gözlem evi (rasathane) ve okul olarak kullanılmıştır.  Bu tapınakta değerli metinler saklanmıştır ve bunlarında insanlık  tarihine katkıları olmuştur.

Yaradılış, Gılgamış ve  Tufan adında önemli destanları vardır.  Sayıyı bulan uygarlıktır aynı zamanda. Takvimi bulmuşlardır. Çemberin üç yüz altmış derece olduğunu bulmuşlardır. Tekerleği  ulaşım aracı olarak ilk defa kullanan uygarlık da Sümer uygarlığı olmuştur ve insanlığa çok fazla katkıları olmuştur.
2) Babiller: Hammurabi  Kanunları ile ünlü bir uygarlıktır. Kısasa kısas uygulaması hukuk  anlayışının temelini ortaya atmıştır. Babil Kulesi ve Asma Bahçeleri ile ünlü bir uygarlıktır.
2) Asurlar: Sümerlerden öğrendikleri  Çivi yazısını ticaret aracılığı ile  Anadolu’ya taşımış olan, gelişmiş bir uygarlıktır. Kayseri Kültepe tabletlerinde bu uygarlığa ait  çok sayıda yazı vardır. Bu uygarlık birçok uygarlığı da olumlu yönde etkilemiş ve insanlık tarihine katkılar sağlamıştır. Tarihte  bilinen ilk kütüphane Ninova’da  Asur uygarlığı tarafından kurulmuştur. Anadolu yazı ile  Asur Ticaret Kolonileri Çağında tanışmıştır.

Nusret Mayın Gemisi Hakkında Bilgi Toplayınız.

Nusret Mayın Gemisi Hakkında Bilgi Toplayınız.


Nusret Mayın Gemisi Hakkında Bilgi Toplayınız.

Nusret Mayın Gemisi Çanakkale Savaşı’nın en önemli sembollerinden biridir. Çünkü Çanakkale deyince akla gelenlerden ilki de Nusret Mayın Gemisi’dir. 18 Mart günü Nusret Mayın Gemisi büyük bir başarı sağlamıştır. Düşmanın donanmasını büyük bir yenilgiye uğratan bu gemi  sadece 26 mayınla büyük bir başarı sağlamış ve milletimizin kaderini yenilgiden zafere dönüştürmüştür. Nusret Mayın Gemisi sayesinde düşmanların gemisi Çanakkale Boğazı’na girememiş ve vatanımızı yok edememişlerdir.

Nusret Mayın Gemisi şu anda Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunmaktadır. Merak edenler Mersin’e gittiği zaman  onu görebilir.  Nusret Mayın Gemisi Almanya’da yapılmıştır. Bu gemi özel şekilde mayın dökme gemisi olarak inşa edilmiş bir  gemidir.

Dar alanlarda kolay bir şekilde  çeşitli manevralar yapabilen bu gemi az su çekerdi. Az su  çektiği için de  mayın alanları üstünde rahat  ve kolay bir biçimde hareket edebilmekteydi yalnız Osmanlı Devleti maddi sıkıntılar yaşadığı için gerekli olan  mayınları bulamayacak duruma düşmüştü.
Nusret Mayın Gemisi 1955 yılına kadar  görev yapmış, 1962 yılında ise özel sektöre satılmıştır. 1990 yılına kadar ise kuru yük gemisi olarak çalıştırılmıştır. Nusret Mayın Gemisi 1990 tarihinde ise  Mersin Limanı’ndaki sulara gömülmüş ve daha fazla dayanamamıştır. Aradan 10 yıl geçmiştir. 10 yıl sonra Mersin Belediye Başkanı tarafından  büyük bir titizlikle çalışılmış ve gemi  tekrar çıkarılmış ve hak ettiği yere konmuştur. Gerekli olan bakım ve onarımı da sağlanmıştır.

Bayramlarda İnsanlar Niçin Birlikte Vakit Geçirmek İster? Düşüncelerinizi Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

Bayramlarda İnsanlar Niçin Birlikte Vakit Geçirmek İster? Düşüncelerinizi Arkadaşlarınızla Paylaşınız.


Bayramlarda İnsanlar Niçin Birlikte Vakit Geçirmek İster? Düşüncelerinizi Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

Mutlulukların paylaşıldığı,  özlemlerin giderildiği, yemeklerin , tatlıların yendiği, herkesi bir araya getiren güzel günlerdir bayramlarımız. Bayram deyince akla gelen  mutluluk, paylaşma, yeme içme, güzel vakitler geçirmedir. Bayramlarda insanların  birlikte vakit geçirme nedenleri şunlardır:

Uzun zamandır birbirini görmeyen  eş, dost, aile bireyleri hasret giderir . Birlikte vakit geçirildiği zaman, yemekler birlikte yendiği zaman, çaylar içildiği zaman kişi ya da kişiler daha da mutlu olur ve barış, huzur olur.

Bayramda küslükler biter ve  sevgi ve saygı daha fazla olur. İnsanlar  dertlerini paylaşmak için,  aileleri ile birlikte güzel günler geçirmek için,  mutlu olmak için  bayramda bir araya gelirler ve güzel vakitler geçirirler.  Bayramlar yalnız geçmemelidir. Çünkü yalnız geçen bayramın ne tadı olur ne tuzu. Bayramda bir araya gelen insanlar  güzel sohbetler ederler, havadan sudan konuşurlar, hasret giderirler.  Büyükler küçüklerin kendileri ile ilgilenmesinden mutlu olur, küçüklerde büyüklerin sevgisini hissettiği zaman kendilerini daha iyi hissederler ve kimse yalnızlık duygusuna kapılmamış olur. Böylece insan daha çok sosyal olmuş olur ve içinde biriktirdiği  sıkıntıları  da sevdikleri ile  paylaşarak gidermiş olur ve güzel vakit geçirilmiş olur. Bundan dolayı bayramları sevdiklerimizle geçirmeliyiz ve bu güzel günlerde birlik, beraberlik içinde bayramı kutlamasını bilmeliyiz.


Top