İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk’ün  Eğitim Politikasının  Esasları  Ve Eğitimin Önemi İle  İlgili Sözlerini Yazınız.

Atatürk’ün Eğitim Politikasının Esasları Ve Eğitimin Önemi İle İlgili Sözlerini Yazınız.


Atatürk’ün  Eğitim Politikasının  Esasları  Ve Eğitimin Önemi İle  İlgili Sözlerini Yazınız.

 Mustafa Kemal Atatürk’ün Eğitim  Politikasının esasları  şunlardır:
-  Eğitim milli ve çağdaş bir yapıya sahip olmalıdır.
- Eğitim dili ve kültür dili Türkçe olmalıdır.
- Eğitimde bilimsellik ve akıllık ön planda olmalıdır.
- Eğitim karma ve eşit olmalıdır.
- Eğitim devletin kontrolü altında olmalıdır ve tüm eğitim kurumları  Maarif Bakanlığı2na yani Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmalıdır.

*’’  Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, sanlı, yüksek bir topluluk halinde yasatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.’’
* ‘’ İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve fenni versin fakat o kadar pratik bir şekilde versin ki çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmadığına emin olsun.’’

* ‘’ Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.’’
* ‘’ Mektep sayesinde, mektebin vereceği ilim ve teknik sayesindedir ki Türk Milleti, Türk sanatı, ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı, bütün güzelliğiyle gelişir.’’
* ‘’ Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi vs. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.’’
* ‘’ Dünya bir sınav alanıdır. Sınavda başarılı olmadan iyiliksever davranışlar beklemek boşunadır.’’
* ‘’ Fikirler anlamsız, mantıksız, boş sözlerle dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır. Aynı şekilde sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak, faydasız, zararlı ve birtakım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar. Memleketi, milleti kurtarmak  isteyenler için, çalışkanlık, iyi niyet, fedakarlık gerekli olan niteliklerdir. Fakat bir toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumsal hayatı çağın gereklerine göre  geliştirmek için bu nitelikler yeterli gelmez; bu niteliklerin yanında ilim ve fen lazımdır.’’
* ‘’ Yüzyıllardan beri milletimizi idare eden hükümetler eğitimin yaygınlaştırılması arzusunu gösteregelmişlerdir. Ancak bu arzularına ulaşmak için doğuyu ve batıyı taklitten kurtulamadıklarından, sonuç milletin cahillikten kurtulamamasına neden olmuştur.’’
*’’ Eski hocalar nasıl dini esastan hakim olmuşlarsa öğretmenler de ilim esasından kazanmaya başladıkları hakimiyeti sonuçlandırsınlar. Bununla öğretmenlik mesleği gerçek yücelme devrine dahil olacaktır.’’
* ‘’ Hükümetin en verimli ve en önemli vazifesi milli eğitimle ilgili işlerdir.’’


bbb
Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız

Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız


Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız

Egemenliğin Kaynağına Göre Devlet Yönetimleri
1) Monarşi: Devlet  başkanlığının  ırsi bir şekilde üst soydan alt soya geçtiği devlet şekline monarşi denilir. Monarşide hakimiyet de kişinin tekelindedir. Monarşi kelimesi ülkemizde saltanat olarak da bilinir. Yönetim babadan oğla geçer. Monarşi kendi içinde de iki kısma ayrılır. Bunlar mutlak monarşi ve meşruti monarşidir.

*Mutlak Monarşi:  Hükümdarın saltanat haklarında herhangi bir sınırlamanın olmadığı monarşi şeklidir. Yani hükümdarın saltanat haklarında herhangi bir kanuni kısıtlama yoktur.
*  Meşruti Monarşi:  Hükümdarın saltanat haklarında  kanuni sınırlamanın olduğu monarşi şeklidir.

2) Oligarşi: Egemenliğin bir grup veya zümreye ait olduğu devlet şekline monarşi denilir. Oligarşiye dahil olan bireylere ise  oligark denilir.

3)  Teokrasi:  Egemenliğin  dine dayandığı ya da egemenliğin  kutsal yollarla kullanıldığı devlet şeklidir. Bu yönetim biçiminde tanrı kuvveti ile yönetilen bir anlayış vardır.

4) Cumhuriyet:  Egemenliğin  millete ait olduğu sistemin kabul edildiği yönetim şekline cumhuriyet denilir. Cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde  kişiler seçimle başa gelir ya da seçimle gider . Belli aralıklarla seçimler  yapılır.  Bu yönetim biçimde halkın egemenliği ve hukukun üstünlüğü vardır. Hak , eşitlik, özgürlük, insan hakları gibi kavramlar bu yönetim biçiminin önemli kavramlarıdır.

bbb
Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri

Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri


Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri

* Yeni Zelanda: Kadınlar 1893 yılında  oy kullanma hakkını elde  etmiştir.
* Avustralya: 1902 tarihinde kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* SSCB: 1917  yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Almanya: 1919 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Amerika Birleşik Devletlei: 1920 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
*  Güney Afrika Cumhuriyeti: Kadınlar 1930 yılında oy kullanma hakkını elde etmiştir.

* Türkiye: Ülkemizdeki değerli kadınlarımız oy kullanma hakkını 1930 yılında elde etmişlerdir.
* Fransa:  1945 tarihinde kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.

* Japonya: 1945 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* İtalya: 1945 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* İsrail: 1948 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Çin: 1949 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Yunanistan 1952 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Mısır:  1956 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Fas:  1959 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.


Not: Türkiye’nin ilk kadın muhtarı: Gül Esin
Türkiye’nin ilk kadın  belediye başkanı: Müfide İlhan
* Türkiye’nin ilk kadın başbakanı: Tansu Çiller

bbb
Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında  Kısaca Bilgi Veriniz.

Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında Kısaca Bilgi Veriniz.


Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında  Kısaca Bilgi Veriniz.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize en önemli eseri aslında Cumhuriyet’tir. Mustafa Kemal ayrıca  çeşitli eserler de yazmıştır.
Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
* Nutuk ( Söylev):
-  Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in  1919 yılında  Samsun’a çıkışından başlayarak  Kurtuluş  Savaşındaki mücadeleler anlatılır. Bu  kutsal mücadelenin nasıl kazanıldığı, milletimizin ne zorluklar çektiği ve ne fedakarlıklar gösterdiği anlatılır.

Nutuk  15-20 Ekim tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası’nın 2. kurultayında Mustafa Kemal Atatürk tarafından okunmuştur. Bu büyük  ve değerli kitap biz gençlere yol gösterici bir kitap niteliğindedir.

*  Geometri: Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı bu eser kırk dört sayfalık bir eserdir. Bu eserde çember, teğet, uzay, boyut, üçgen, açı, ikizkenar, dörtgen, yüzey gibi  birçok  Türkçe  sözcükler geometriye kazandırılmıştır.
* Atatürk’ten  Mektuplar:   Bu  eserde ise 1935-1938 yılları arasında Cenevre Ünivesitesi’nde  eğitim gören  Afet İnan ile Gazi Mustafa Kemal arasında yazılan  mektupları içermektedir.
* Medeni Bilgiler:  Bu eserde vatandaşlara, hükümet ile, devlet ile kendi aralarında  olan ilişkilerdeki görevlerini  ve haklarını benimsetmek amaçlanmıştır.
* Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri: Mustafa Kemal Atatürk’ün ,  Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, yurt içi gezilerinde yapmış olduğu tüm konuşmaların ve gazetelere vermiş olduğu  demeçlerin yer aldığı eserdir.
Mustafa Kemal’in diğer  eserleri şunlardır:
- Cumalı Ordugahı
- Atatürk’ün Hatıa Defteri
- Takımın  Muharebe  Eğitimi
- Zabit Ve Kumandan İle Hasbihal
- Karslbad Hatıraları
- Bölüğün Muharebe Eğitimi
- Arıburnu Muharebeleri Raporu

bbb
Dünya  Liderlerinin  Ve Dünya Basınının  Gözünde  Atatürk’ü Yücelten Unsurlar  Nelerdir?

Dünya Liderlerinin Ve Dünya Basınının Gözünde Atatürk’ü Yücelten Unsurlar Nelerdir?


Dünya  Liderlerinin  Ve Dünya Basınının  Gözünde  Atatürk’ü Yücelten Unsurlar  Nelerdir?

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Milletine olan bağlılığı ile dünyaya örnek olan eşsiz bir liderdir. Mustafa Kemal  ülkesini askerlerimizle bilikte kurtarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ü dünya liderlerinin ve dünya basınının  gözünde yücelten unsurlar  şunlardır:
* Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışkan ve zeki olması
* İleri görüşü olması
* Vatansever olması

* Milliyetçi olması
* Lider olması
* Cesur olması

* Kararlı olması
* Bilimi kendine rehber edinmesi
*  Azimli olması
* Planlı ve  programlı olması
* Barışsever olması
Dünya’nın Atatürk ile ilgili  bazı sözleri ise şunlardır:

-  Atatürk, bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır... Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren  bir örnek yoktur. (  Amerika Başkanı John.F.Kennedy)
- İnsanlığın bütün belirtileri O'nda kendini hemen gösteriyor. ( Noelle Gazetesi)

-  Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemaller ile anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: "Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum." ( Fransız Başbakanı  Aristide Briand)
-  Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var. ( İngiliz Generali Sir Charles Townshend)

bbb
Mustafa Kemal Atatürk’ün  Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.


Mustafa Kemal Atatürk’ün  Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.

‘’Gözlerimizi kapayıp, yalnız yaşadığımızı varsayamayız. Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgilenmeksizin yaşayamayız. Tersine gelişmiş, uygarlaşmış bir ulus olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız. Bu yaşam ancak bilim ve fenle olur. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için bağ ve koşul yoktur.’’

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk her zaman bilime ve fenne çok önem vermiştir. İnsan dış dünyadaki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Çünkü dünya sürekli gelişmekte, bilim ve teknoloji sürekli gelişmekte ve ilerlemektedir.

Gelişmiş bir  medeniyette bilim ile her zaman iç içe olmalıdır. Gelişmiş bir ülke olmak için bilim ve ilimde ilerlemeliyiz. Kendi yerli  teknolojimizi geliştirmeliyiz. Başka ülkelere muhtaç olmamak için ilim ve fen alanında sürekli ilerlemeliyiz.  İlim ve fen nerede ise onu oradan almalıyız ve kendi çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Çünkü gelişmenin ve ilerlemenin en önemli koşulu budur. İlimdir, fendir, bilimdir.  Bilim ve fennin olduğu yerde evrensellik vardır, genişlik vardır. Dar düşünce , batıl düşünce ve hurafeler yoktur. Bunun için bizler de Türk evladı olarak olarak ülkemizi her alanda  geliştirmek için elimizden gelen her türlü fedakarlığı ve çalışmayı yapmalıyız ve ülkemizi gelişmiş medeniyetler seviyesine çıkarmalıyız.

bbb
‘’Milli Ordu  Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa

‘’Milli Ordu Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa


‘’Milli Ordu  Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa

Ülkemizi iç ve dış terör örgütlerine karşı, ülkemizi bölmek isteyen , birliğimizi ve dirliğimizi yok etmek isteyenlere karşı mücadele veren , milli ordumuzdur, askerimizdir, Mehmetçiğimizdir .

Milli ordu düşmanı ülkeden atmış ve ülkemiz bağımsızlığına kavuşmuştur .  Öğretmen ordusu ise cahilliği yok eden, toplumu aydınlatan bilim ordusudur, ilim ve irfan ordusudur .

Öğretmenlerimiz bizi geleceğe taşıyan ve bizim iyi insan olmamızı, eğitimli ve vatanını ve milletini seven  insanlar olmamızı sağlayan  değerlilerimizdir . Milletin fertleri okumuyorsa , yazmıyorsa , bilime ve ilime karşı geliyorsa o millet kısa zamanda batmaya mahkum olacaktır . Çünkü millet ancak ilim ile gelişir , fen ile ilerler . Bunun için  öğretmen ordusuna bu konuda çok büyük görevler düşer . Öğretmenler milletinin her bir ferdini  iyi eğitmelidir,  aydınlatmalıdır .  Mili ordu ve öğretmen ordusu bir araya gelip ülkesini kalkındırdığı zaman da ülkemizi bölmeye hiçbir düşmanın gücü yetmeyecektir . Bundan dolayı  Türk Milleti olarak bir olmalıyız , beraber olmalıyız ve eğitime ve öğretmenlere çok değer vermeliyiz .  Bizi aydınlatan, bizi cahil olmaktan kurtaran tüm öğretmenlerimizin önünde saygı ile eğiliyorum. Yaşasın  Mili ordumuz, yaşasın  öğretmen ordumuz!

bbb
Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması  imzalansa da yürürlüğe girmemiştir.  Çünkü Kurtuluş Savaşı bu antlaşmanın yürürlüğe girmesini engellemiştir .  Bu antlaşma hukuken geçersiz bir antlaşmadır .  Kanuna göre  bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi için  Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayından geçmesi gerekir . Meclis de kapalı olduğu için  onaya sunulmamıştır . Sevr Barış Antlaşması , padişahın danışma meclisi olan  Saltanat Şurası tarafından  onaylanmıştır .

Bu antlaşmayı imzalayanlar da  vatan haini olarak kabul edilmiş ve idam cezasına çarptırılmıştır .
Not: Sevr’i imzalayanlar şunlardır:


* Rıza Tevfik
* Reşat Halis
* Hadi Paşa

Not: Sevr Anlatması’nda  yer alan maddelerin başlıkları ise kısaca şu şekildedir:
-  İstanbul ve Boğazlar :  İstanbul başkent olarak kalacak ama  Osmanlı barış  koşullarına uymadığı zaman İstanbul  da Osmanlı’dan alınacaktı . Boğazlar savaş zamanlarında bile   tüm  gemilere  açık olacaktı .  Boğazlar için kurulan uluslar arası komisyonda  bir Türk üyesi olmayacaktı .
- Sınırlar
- Azınlıklar
- Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
- Askeri ve İktisadi Hükümler
- Osmanlı Toprakları
- Kazı Çalışmaları:  Osmanlı her türlü kazının  yapılmasına geçerli bir neden olmadığı sürece İtilaf güçlerine izin verecekti.

bbb
Hıyanet-i Vataniye Kanununun  Çıkarılma Nedeni Nedir?

Hıyanet-i Vataniye Kanununun Çıkarılma Nedeni Nedir?

Hıyanet-i Vataniye Kanununun  Çıkarılma Nedeni Nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı çıkan isyanların bastırılması amacı ile Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun 29 Nisan 1920 tarihinde çıkarılmıştır. Kanunun çıkarılma nedenleri şunlardır :
*  Ulusal egemenlik anlayışını güçlendirmek
* Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı çıkan isyanları bastırmak
* Türkiye Büyük Millet Meclisinin  devamlılığını sağlamak
* Ülkede güvenlik ve asayişi sağlamak.

Not : Hıyanet-i Vataniye Kanununda , Saltanatın Kaldırılması ve Şeyh Sait isyanı esnasında  bazı düzenlemelere gidilmiştir. 

Saltanatın Kaldırılmasını kabul etmeyenleri buna karşı gelenler vatan haini  olarak kabul edilmiştir . Şeyh Sait İsyanı esnasında   din istismarında bulunma ve bu uğurda örgüt kurma  da vatan hainliği olarak belirlenmiştir . Bu kanunun  uygulanması için  ilk olarak Harp Divanları daha sonra da “Bidayet Mahkemeleri” görev yapmıştır. Daha sonra da  İstiklal  Mahkemeleri  bu kanun kapsamında suç işleyen  kişileri yargılama yetkisine sahip olmuştur .  Bu kanun  1991 tarihinde çıkarılan  ‘’ Terörle Mücadele Yasası’’ ile yürürlükten kalkmıştır .

Not: TBMM’ye Karşı Çıkılan İsyanların Sonuçları Şunlar Olmuştur:
* Yunanlıların Anadolu’da ilerleyişi hız kazanmıştır .
*  İstanbul Hükumeti’ne milletin saygısı azalmaya başlamıştır.
* Ülke kaynakları iç savaş için harcanmıştır .
*  İlk başlarda devlet otoritesini zayıflatmış fakat daha sonra  Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesinin artmasını sağlamıştır.

bbb

Top