İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk’ün  Eğitim Politikasının  Esasları  Ve Eğitimin Önemi İle  İlgili Sözlerini Yazınız.

Atatürk’ün Eğitim Politikasının Esasları Ve Eğitimin Önemi İle İlgili Sözlerini Yazınız.


Atatürk’ün  Eğitim Politikasının  Esasları  Ve Eğitimin Önemi İle  İlgili Sözlerini Yazınız.

 Mustafa Kemal Atatürk’ün Eğitim  Politikasının esasları  şunlardır:
-  Eğitim milli ve çağdaş bir yapıya sahip olmalıdır.
- Eğitim dili ve kültür dili Türkçe olmalıdır.
- Eğitimde bilimsellik ve akıllık ön planda olmalıdır.
- Eğitim karma ve eşit olmalıdır.
- Eğitim devletin kontrolü altında olmalıdır ve tüm eğitim kurumları  Maarif Bakanlığı2na yani Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmalıdır.

*’’  Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, sanlı, yüksek bir topluluk halinde yasatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.’’
* ‘’ İlk ve orta öğretim mutlaka insanlığın ve medeniyetin gerektirdiği ilmi ve fenni versin fakat o kadar pratik bir şekilde versin ki çocuk okuldan çıktığı zaman aç kalmaya mahkûm olmadığına emin olsun.’’

* ‘’ Milli Eğitim’in gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir.’’
* ‘’ Mektep sayesinde, mektebin vereceği ilim ve teknik sayesindedir ki Türk Milleti, Türk sanatı, ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı, bütün güzelliğiyle gelişir.’’
* ‘’ Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi vs. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.’’
* ‘’ Dünya bir sınav alanıdır. Sınavda başarılı olmadan iyiliksever davranışlar beklemek boşunadır.’’
* ‘’ Fikirler anlamsız, mantıksız, boş sözlerle dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır. Aynı şekilde sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak, faydasız, zararlı ve birtakım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar. Memleketi, milleti kurtarmak  isteyenler için, çalışkanlık, iyi niyet, fedakarlık gerekli olan niteliklerdir. Fakat bir toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumsal hayatı çağın gereklerine göre  geliştirmek için bu nitelikler yeterli gelmez; bu niteliklerin yanında ilim ve fen lazımdır.’’
* ‘’ Yüzyıllardan beri milletimizi idare eden hükümetler eğitimin yaygınlaştırılması arzusunu gösteregelmişlerdir. Ancak bu arzularına ulaşmak için doğuyu ve batıyı taklitten kurtulamadıklarından, sonuç milletin cahillikten kurtulamamasına neden olmuştur.’’
*’’ Eski hocalar nasıl dini esastan hakim olmuşlarsa öğretmenler de ilim esasından kazanmaya başladıkları hakimiyeti sonuçlandırsınlar. Bununla öğretmenlik mesleği gerçek yücelme devrine dahil olacaktır.’’
* ‘’ Hükümetin en verimli ve en önemli vazifesi milli eğitimle ilgili işlerdir.’’


bbb
Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız

Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız


Monarşi, Oligarşi Ve Teokrasi İle İlgili Cümleler Yazınız

Egemenliğin Kaynağına Göre Devlet Yönetimleri
1) Monarşi: Devlet  başkanlığının  ırsi bir şekilde üst soydan alt soya geçtiği devlet şekline monarşi denilir. Monarşide hakimiyet de kişinin tekelindedir. Monarşi kelimesi ülkemizde saltanat olarak da bilinir. Yönetim babadan oğla geçer. Monarşi kendi içinde de iki kısma ayrılır. Bunlar mutlak monarşi ve meşruti monarşidir.

*Mutlak Monarşi:  Hükümdarın saltanat haklarında herhangi bir sınırlamanın olmadığı monarşi şeklidir. Yani hükümdarın saltanat haklarında herhangi bir kanuni kısıtlama yoktur.
*  Meşruti Monarşi:  Hükümdarın saltanat haklarında  kanuni sınırlamanın olduğu monarşi şeklidir.

2) Oligarşi: Egemenliğin bir grup veya zümreye ait olduğu devlet şekline monarşi denilir. Oligarşiye dahil olan bireylere ise  oligark denilir.

3)  Teokrasi:  Egemenliğin  dine dayandığı ya da egemenliğin  kutsal yollarla kullanıldığı devlet şeklidir. Bu yönetim biçiminde tanrı kuvveti ile yönetilen bir anlayış vardır.

4) Cumhuriyet:  Egemenliğin  millete ait olduğu sistemin kabul edildiği yönetim şekline cumhuriyet denilir. Cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde  kişiler seçimle başa gelir ya da seçimle gider . Belli aralıklarla seçimler  yapılır.  Bu yönetim biçimde halkın egemenliği ve hukukun üstünlüğü vardır. Hak , eşitlik, özgürlük, insan hakları gibi kavramlar bu yönetim biçiminin önemli kavramlarıdır.

bbb
Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri

Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri


Ülkelerde kadınların Oy Kullanma Hakkını Elde Etme Tarihleri

* Yeni Zelanda: Kadınlar 1893 yılında  oy kullanma hakkını elde  etmiştir.
* Avustralya: 1902 tarihinde kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* SSCB: 1917  yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Almanya: 1919 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Amerika Birleşik Devletlei: 1920 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
*  Güney Afrika Cumhuriyeti: Kadınlar 1930 yılında oy kullanma hakkını elde etmiştir.

* Türkiye: Ülkemizdeki değerli kadınlarımız oy kullanma hakkını 1930 yılında elde etmişlerdir.
* Fransa:  1945 tarihinde kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.

* Japonya: 1945 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* İtalya: 1945 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* İsrail: 1948 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Çin: 1949 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Yunanistan 1952 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Mısır:  1956 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.
* Fas:  1959 yılında kadınlar oy kullanma hakkını elde etmiştir.


Not: Türkiye’nin ilk kadın muhtarı: Gül Esin
Türkiye’nin ilk kadın  belediye başkanı: Müfide İlhan
* Türkiye’nin ilk kadın başbakanı: Tansu Çiller

bbb
Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında  Kısaca Bilgi Veriniz.

Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında Kısaca Bilgi Veriniz.


Atatürk’ün Yazdığı Eserler Hakkında  Kısaca Bilgi Veriniz.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize en önemli eseri aslında Cumhuriyet’tir. Mustafa Kemal ayrıca  çeşitli eserler de yazmıştır.
Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
* Nutuk ( Söylev):
-  Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in  1919 yılında  Samsun’a çıkışından başlayarak  Kurtuluş  Savaşındaki mücadeleler anlatılır. Bu  kutsal mücadelenin nasıl kazanıldığı, milletimizin ne zorluklar çektiği ve ne fedakarlıklar gösterdiği anlatılır.

Nutuk  15-20 Ekim tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası’nın 2. kurultayında Mustafa Kemal Atatürk tarafından okunmuştur. Bu büyük  ve değerli kitap biz gençlere yol gösterici bir kitap niteliğindedir.

*  Geometri: Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı bu eser kırk dört sayfalık bir eserdir. Bu eserde çember, teğet, uzay, boyut, üçgen, açı, ikizkenar, dörtgen, yüzey gibi  birçok  Türkçe  sözcükler geometriye kazandırılmıştır.
* Atatürk’ten  Mektuplar:   Bu  eserde ise 1935-1938 yılları arasında Cenevre Ünivesitesi’nde  eğitim gören  Afet İnan ile Gazi Mustafa Kemal arasında yazılan  mektupları içermektedir.
* Medeni Bilgiler:  Bu eserde vatandaşlara, hükümet ile, devlet ile kendi aralarında  olan ilişkilerdeki görevlerini  ve haklarını benimsetmek amaçlanmıştır.
* Atatürk’ün Söylev Ve Demeçleri: Mustafa Kemal Atatürk’ün ,  Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, yurt içi gezilerinde yapmış olduğu tüm konuşmaların ve gazetelere vermiş olduğu  demeçlerin yer aldığı eserdir.
Mustafa Kemal’in diğer  eserleri şunlardır:
- Cumalı Ordugahı
- Atatürk’ün Hatıa Defteri
- Takımın  Muharebe  Eğitimi
- Zabit Ve Kumandan İle Hasbihal
- Karslbad Hatıraları
- Bölüğün Muharebe Eğitimi
- Arıburnu Muharebeleri Raporu

bbb
Dünya  Liderlerinin  Ve Dünya Basınının  Gözünde  Atatürk’ü Yücelten Unsurlar  Nelerdir?

Dünya Liderlerinin Ve Dünya Basınının Gözünde Atatürk’ü Yücelten Unsurlar Nelerdir?


Dünya  Liderlerinin  Ve Dünya Basınının  Gözünde  Atatürk’ü Yücelten Unsurlar  Nelerdir?

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. Milletine olan bağlılığı ile dünyaya örnek olan eşsiz bir liderdir. Mustafa Kemal  ülkesini askerlerimizle bilikte kurtarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ü dünya liderlerinin ve dünya basınının  gözünde yücelten unsurlar  şunlardır:
* Mustafa Kemal Atatürk’ün çalışkan ve zeki olması
* İleri görüşü olması
* Vatansever olması

* Milliyetçi olması
* Lider olması
* Cesur olması

* Kararlı olması
* Bilimi kendine rehber edinmesi
*  Azimli olması
* Planlı ve  programlı olması
* Barışsever olması
Dünya’nın Atatürk ile ilgili  bazı sözleri ise şunlardır:

-  Atatürk, bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır... Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren  bir örnek yoktur. (  Amerika Başkanı John.F.Kennedy)
- İnsanlığın bütün belirtileri O'nda kendini hemen gösteriyor. ( Noelle Gazetesi)

-  Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması nedeniyle; "Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemaller ile anlaştı" diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: "Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve O'nun tüm askerleri burada olsalardı, teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum." ( Fransız Başbakanı  Aristide Briand)
-  Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var. ( İngiliz Generali Sir Charles Townshend)

bbb
Mustafa Kemal Atatürk’ün  Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.


Mustafa Kemal Atatürk’ün  Bilime Verdiği Önemini Anlatan Sözlerle İlgili Birini Araştırarak Yazınız.

‘’Gözlerimizi kapayıp, yalnız yaşadığımızı varsayamayız. Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgilenmeksizin yaşayamayız. Tersine gelişmiş, uygarlaşmış bir ulus olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız. Bu yaşam ancak bilim ve fenle olur. Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için bağ ve koşul yoktur.’’

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk her zaman bilime ve fenne çok önem vermiştir. İnsan dış dünyadaki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Çünkü dünya sürekli gelişmekte, bilim ve teknoloji sürekli gelişmekte ve ilerlemektedir.

Gelişmiş bir  medeniyette bilim ile her zaman iç içe olmalıdır. Gelişmiş bir ülke olmak için bilim ve ilimde ilerlemeliyiz. Kendi yerli  teknolojimizi geliştirmeliyiz. Başka ülkelere muhtaç olmamak için ilim ve fen alanında sürekli ilerlemeliyiz.  İlim ve fen nerede ise onu oradan almalıyız ve kendi çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Çünkü gelişmenin ve ilerlemenin en önemli koşulu budur. İlimdir, fendir, bilimdir.  Bilim ve fennin olduğu yerde evrensellik vardır, genişlik vardır. Dar düşünce , batıl düşünce ve hurafeler yoktur. Bunun için bizler de Türk evladı olarak olarak ülkemizi her alanda  geliştirmek için elimizden gelen her türlü fedakarlığı ve çalışmayı yapmalıyız ve ülkemizi gelişmiş medeniyetler seviyesine çıkarmalıyız.

bbb
‘’Milli Ordu  Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa

‘’Milli Ordu Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa


‘’Milli Ordu  Düşmanı Ve Öğretmen Ordusu Da Cehaleti Kovacaktı.’’ Cümlesini Yorumlayarak Düşüncelerinizi Altta Yer Alan Boşluğa Yazınız. 8. Sınıf inkılap tarihi 85. Sayfa

Ülkemizi iç ve dış terör örgütlerine karşı, ülkemizi bölmek isteyen , birliğimizi ve dirliğimizi yok etmek isteyenlere karşı mücadele veren , milli ordumuzdur, askerimizdir, Mehmetçiğimizdir .

Milli ordu düşmanı ülkeden atmış ve ülkemiz bağımsızlığına kavuşmuştur .  Öğretmen ordusu ise cahilliği yok eden, toplumu aydınlatan bilim ordusudur, ilim ve irfan ordusudur .

Öğretmenlerimiz bizi geleceğe taşıyan ve bizim iyi insan olmamızı, eğitimli ve vatanını ve milletini seven  insanlar olmamızı sağlayan  değerlilerimizdir . Milletin fertleri okumuyorsa , yazmıyorsa , bilime ve ilime karşı geliyorsa o millet kısa zamanda batmaya mahkum olacaktır . Çünkü millet ancak ilim ile gelişir , fen ile ilerler . Bunun için  öğretmen ordusuna bu konuda çok büyük görevler düşer . Öğretmenler milletinin her bir ferdini  iyi eğitmelidir,  aydınlatmalıdır .  Mili ordu ve öğretmen ordusu bir araya gelip ülkesini kalkındırdığı zaman da ülkemizi bölmeye hiçbir düşmanın gücü yetmeyecektir . Bundan dolayı  Türk Milleti olarak bir olmalıyız , beraber olmalıyız ve eğitime ve öğretmenlere çok değer vermeliyiz .  Bizi aydınlatan, bizi cahil olmaktan kurtaran tüm öğretmenlerimizin önünde saygı ile eğiliyorum. Yaşasın  Mili ordumuz, yaşasın  öğretmen ordumuz!

bbb
Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması’nın Uygulamaya Girmemesinin Nedenlerini Araştırınız.

Sevr Barış Antlaşması  imzalansa da yürürlüğe girmemiştir.  Çünkü Kurtuluş Savaşı bu antlaşmanın yürürlüğe girmesini engellemiştir .  Bu antlaşma hukuken geçersiz bir antlaşmadır .  Kanuna göre  bir antlaşmanın yürürlüğe girmesi için  Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayından geçmesi gerekir . Meclis de kapalı olduğu için  onaya sunulmamıştır . Sevr Barış Antlaşması , padişahın danışma meclisi olan  Saltanat Şurası tarafından  onaylanmıştır .

Bu antlaşmayı imzalayanlar da  vatan haini olarak kabul edilmiş ve idam cezasına çarptırılmıştır .
Not: Sevr’i imzalayanlar şunlardır:


* Rıza Tevfik
* Reşat Halis
* Hadi Paşa

Not: Sevr Anlatması’nda  yer alan maddelerin başlıkları ise kısaca şu şekildedir:
-  İstanbul ve Boğazlar :  İstanbul başkent olarak kalacak ama  Osmanlı barış  koşullarına uymadığı zaman İstanbul  da Osmanlı’dan alınacaktı . Boğazlar savaş zamanlarında bile   tüm  gemilere  açık olacaktı .  Boğazlar için kurulan uluslar arası komisyonda  bir Türk üyesi olmayacaktı .
- Sınırlar
- Azınlıklar
- Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
- Askeri ve İktisadi Hükümler
- Osmanlı Toprakları
- Kazı Çalışmaları:  Osmanlı her türlü kazının  yapılmasına geçerli bir neden olmadığı sürece İtilaf güçlerine izin verecekti.

bbb
Hıyanet-i Vataniye Kanununun  Çıkarılma Nedeni Nedir?

Hıyanet-i Vataniye Kanununun Çıkarılma Nedeni Nedir?

Hıyanet-i Vataniye Kanununun  Çıkarılma Nedeni Nedir?

Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı çıkan isyanların bastırılması amacı ile Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun 29 Nisan 1920 tarihinde çıkarılmıştır. Kanunun çıkarılma nedenleri şunlardır :
*  Ulusal egemenlik anlayışını güçlendirmek
* Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı çıkan isyanları bastırmak
* Türkiye Büyük Millet Meclisinin  devamlılığını sağlamak
* Ülkede güvenlik ve asayişi sağlamak.

Not : Hıyanet-i Vataniye Kanununda , Saltanatın Kaldırılması ve Şeyh Sait isyanı esnasında  bazı düzenlemelere gidilmiştir. 

Saltanatın Kaldırılmasını kabul etmeyenleri buna karşı gelenler vatan haini  olarak kabul edilmiştir . Şeyh Sait İsyanı esnasında   din istismarında bulunma ve bu uğurda örgüt kurma  da vatan hainliği olarak belirlenmiştir . Bu kanunun  uygulanması için  ilk olarak Harp Divanları daha sonra da “Bidayet Mahkemeleri” görev yapmıştır. Daha sonra da  İstiklal  Mahkemeleri  bu kanun kapsamında suç işleyen  kişileri yargılama yetkisine sahip olmuştur .  Bu kanun  1991 tarihinde çıkarılan  ‘’ Terörle Mücadele Yasası’’ ile yürürlükten kalkmıştır .

Not: TBMM’ye Karşı Çıkılan İsyanların Sonuçları Şunlar Olmuştur:
* Yunanlıların Anadolu’da ilerleyişi hız kazanmıştır .
*  İstanbul Hükumeti’ne milletin saygısı azalmaya başlamıştır.
* Ülke kaynakları iç savaş için harcanmıştır .
*  İlk başlarda devlet otoritesini zayıflatmış fakat daha sonra  Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesinin artmasını sağlamıştır.

bbb
İstanbul’un İşgal Edilmesi ve Mebusan  Meclisi’nin Dağıtılması, Mustafa Kemal’in Hangi Düşüncesini Doğrulamıştır? Tartışınız.

İstanbul’un İşgal Edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin Dağıtılması, Mustafa Kemal’in Hangi Düşüncesini Doğrulamıştır? Tartışınız.

İstanbul’un İşgal Edilmesi ve Mebusan  Meclisi’nin Dağıtılması, Mustafa Kemal’in Hangi Düşüncesini Doğrulamıştır? Tartışınız.

Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararlarda Meclis-i Mebusan’ın  İstanbul’da toplanmasının  güvenlik açısından uygun olmadığı  belirtilmişti . Onun yerine Anadolu’nun  daha güvenli bir  yerinde toplanmasının daha uyun olacağı belirtilmiş fakat meclisin nerede toplanacağı konusunda  antlaşma sağlanamamıştı . 

İstanbul Hükumeti,  meclisin  İstanbul dışında toplanmasının anayasaya aykırı olduğunu söylemiş ve ve bu maddeyi kabul etmemişti . Mustafa Kemal Paşa da meclisin nerede toplanacağı konusunda ısrarcı olmamıştır .

Fakat Mustafa Kemal’in meclisin  İstanbul dışında bir yerde toplanmasının daha uygun olacağı düşüncesi  sonuçta haklı çıkmıştır . İstanbul’ta toplanan meclisi, İtilaf Devletlerini rahatsız etmiş bunun üzerine İtilaf güçleri İstanbul’u işgal etmiş ve  Mebusan Meclisi’nin kapatılmasına neden olmuştur . Yani Mustafa Kemal’in burada bir kere daha haklı ve ileri görüşlü olduğu alınan sonuçlar ile ortaya çıkmıştır .
Not: Amasya Görüşmelerinin Önemi ve Sonuçları ise şunlardır :
*  Temsilciler Kurulu , İstanbul Hükümeti tarafından  hukuken ve resmen tanınmıştır.
* Meclisin açılması İstanbul Hükumeti tarafından kabul edilmiş fakat nerede toplanacağı  karara bağlanamamıştır.
* Salih Paşa  sözünde durmamış ve istifa etmemiştir . Çünkü alınan kararları hükumete kabul ettireceğini söylemiş fakat bunlardan sadece  meclisin açılmasını kabul ettirebilmişti .


bbb
Amasya Genelgesinin Milli  Beraberliğin  Sağlanmasındaki Rolü Nedir? Tartışınız.

Amasya Genelgesinin Milli Beraberliğin Sağlanmasındaki Rolü Nedir? Tartışınız.

Amasya Genelgesinin Milli  Beraberliğin  Sağlanmasındaki Rolü Nedir? Tartışınız.

Amasya Genelgesi’nin milli birliği sağlanmasındaki rolü şudur :  Vatanın bütünlüğü ve milletin  bağımsızlığı tehlike altında olduğu belirtilmiştir . Çünkü İstanabul Hükumeti üzerine düşen sorumlulukları yerine getiremiyordu .  Bu durum milletin de varlığını tehlikeye atıyordu . Artık milletçe birlik ve beraberlik zamanı gerekliydi .

Dolayısı ile kurtuluş mücadelesi ancak millet ile birlikte olacaktı .  Yani kurtuluş  ancak milletten alınan güç ve destekle sağlanacaktı . Böylece  kurtuluş millete mal  edilmiş ve milletimiz bilinçlendirilmiştir .

Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktı maddesi ile de yine milletin desteği beklenmiştir .  Amasya Genelgesi’ndeki maddelere baktığımızda bu maddelerde millet  ülkesinin durumu hakkında , İstanbul Hükumeti hakkında bilgilendirilmiştir . Milli mücadelenin amacı, yöntemi ve gerekçesi açıklanmış ve böylece millet birlik , beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmeye başlamıştır . Delegelerin seçilmesi de yine milletin takdirini kazanan kişiler arasından olmuş ve böylece milletin düşüncesine önem verilmiştir . İşte tüm bunlar da milli beraberliğin sağlanmasına katkı etmiştir . Amasya Genelgesi’nin önemi ise şunlardır :
*  Ulusal egemenliğe dayalı bir devlet kurma yolunda  ilk adım atılmıştır.
* Yeni bir devlet kurma fikri ortaya çıkmıştır.
* Rejimi değiştirme fikri ortaya çıkmıştır.
* Evrensel özellikler gösterir.
* Milli mücadelenin amacı, yöntemi ve gerekçesi belirtilmiştir.
* Bağımsızlıkçı, milliyetçi, ihtilalci ve demokratik özelliklere sahip olan bir genelgedir Amasya Genelgesi.

bbb
30 Ağustos 1922’de Kazanılan  Başkomutanlık Meydan Muharebesi İle İlgili  Neler Biliyorsunuz ?

30 Ağustos 1922’de Kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi İle İlgili Neler Biliyorsunuz ?


30 Ağustos 1922’de Kazanılan  Başkomutanlık Meydan Muharebesi İle İlgili  Neler Biliyorsunuz ?  

Büyük Tarruz ve Başkomutanlık  Meydan Savaşı ( Rum Sındığı Savaşı)
Bu savaşta  başkomutan Mustafa Kemal olmuştur . Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak , Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü , Birinci Ordu Komutanı Nurettin Paşa , 2. Ordu Komutanı Yakup Şevket  Paşa , Süvari Kolordu Komutanı ise Fahrettin Paşa olmuştur. Sakarya Savaşı’nın üzerinden uzun bir  zaman geçmişti fakat  Yunanlılara karşı beklenen saldırı  emri verilmemişti . Çünkü hazırlığımız  tam değildi. Mustafa Kemal de bu konu ile ilgili şunu söylemiştir :
* ‘’ Yarım hazırlıklı , yarım tedbirlerle  yapılacak taarruz , hiç taarruz etmemekten daha kötü idi.’’ demiştir .


Başkomutanlık  Meydan Savaşı yani Büyük Taaruz ile ilgili şu hazırlıklar yapıldı :
* Tekalifi Milliye  Emirleri kapsamında  halktan yardım alınmıştır.
* Başkomutanlık Kanunu’nun süresi uzatılmıştır.


* İstanbul’dan Anadolu’ya silah kaçırılmıştır.
*İtalya ve Fransa daha önce Anadolu’dan çekilmeye başlamışlardı . Onların bıraktıkları silahlar bize kalmıştı.  Ayrıca  Sovyet Rusya’dan da silah alınmıştı ve daha da güç kazanmıştık.
Kahraman Türk ordusuna taarruz emri Ulu Önderimiz tarafından  1922 tarihinde verilmiştir. Kahraman ordumuz  30 Ağustos’ta  Dumlupınar’daki Yunan ordusunu Başkomutanlık Meydan  Muharebesi’nde   yenmiştir . Aynı gece Kütahya da düşman işgalinden kurtarılmıştır. 1 Eylül 1922’de ile  ‘’ Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri.’’ Emri verilmiştir. 18 Eylül’de düşmanlar  yurdumuzdan  çıkarılmıştır .
Başkomutanlık  Savaşı’nın sonuçları şunlar olmuştur:
* Yunanlılar Anadolu’dan  çıkarılmıştır.
*  Bu savaşta Genel Kurmay Başkanı olan Fevzi Çakmak Paşa’ya ‘’ Mareşallik’’ unvanı verilmiştir.
*  Anadolu’da Önderimiz olan Gazi Mustafa Kemal’ ve  Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne olan  güven   ve saygı daha da artmıştır.
* Kurtuluş Savaşı’nın silahlı dönemi sona ermiştir.
*  İtilaf Devletleri artık Yunanlılardan beklediği başarıyı göremeyeceğini anlayınca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne  ateşkes  önerisinde bulunmuştur.
* Bursa, Balıkesir, Afyon, Kütahya, İzmir,  Uşak,  Manisa, Aydın , Eskişehir düşman işgalinden kurtulmuştur.
* Bu savaştan sonra Osmanlı Sadrazamı Tevfik Paşa, Hindistan ve Tiflis Müslümanları, Sovyet ve Afgan  elçileri Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükumeti’nin elde ettiği bu başarıyı tebrik etmişlerdir.
Not:  Mustafa Kemal’in tekrar başkomutan olmasını istemeyen  kimi muhaliflere karşı Mustafa Mustafa Kemal savaş başlamadan şu sözü söylemiştir : ‘’Şu dakikada ordu komutansızdır. Eğer ben orduya komuta etmekte devam ediyorsam, kanunsuz olarak komuta ediyorum. Meclis’te beliren oy sonuçlarına göre, hemen komutadan el çekmek isterdim. Başkomutanlığımın sona erdiğini hükumete bildirdim. Fakat, önlenmesi imkansız bir felakete meydan vermeme mecburiyeti ile karşı karşıya geldim. Düşman karşısında bulunan ordumuz başsız bırakılamazdı. Bunun için bırakmadım, bırakamam ve bırakmayacağım." Bu söz de aklımızın bir köşesinde dursun. Belki bir yerlerde karşımıza soru olarak gelebilir.

bbb
Çanakkale Savaşı Ve Çanakkale Savaşı’nda Atatürk’ün Rolünü Yazınız .

Çanakkale Savaşı Ve Çanakkale Savaşı’nda Atatürk’ün Rolünü Yazınız .


Çanakkale Savaşı Ve Çanakkale Savaşı’nda Atatürk’ün Rolünü Yazınız .

Çanakkale Cephesi bir savunma cephesidir ve İtilaf Devletlerinin bu cepheyi açma nedenleri şunlardır :
*  İstanbul ve  boğazları ele geçirmek ve Osmanlı’yı   savaş dışı bırakmak ve bir an önce savaşa son vermek
* Süveyş Kanalı’na yönelik  Türk- Alman baskısını ortadan kaldırmak
*  Henüz savaşa katılmayan Balkan  devletlerini kendi yanlarına çekmek
* Rusya’ya yardım göndermek


* Bu cephede İtilaf Devletleri büyük bir yenilgi almışlardır. Çünkü Nusret Mayın  Gemisi’nin  boğaza döşemiş olduğu  mayınlar İtilaf güçlerine  büyük kaıplar verdirmiştir. İtilaf Devletleri 18 Mart 1915 tarihinde  geri çekilmek zorunda kalmışlardır.


Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale Savaşı’nda  19.  Tümen Komutanlığı görevini üstlenmiştir.  Anafartalar, Arıburnu, Conkbayırı,  ve Kireçtepe’de düşmana karşı büyük mücadeleler vermiştir.  Askerlerine söylediği şu söz çok önemlidir:
‘’ Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum Biz ölünceye kadar  geçecek zaman içinde   yerlerimize başka  kuvvetler ve komutanlar geçecektir.’’ Sözünü söyleyerek askerlerine moral vermiştir ve bu yolda ölümü göze almak gerektiğini belirtmiştir.  Çünkü o her zaman ‘’ Ya istiklal ya ölüm’’ demiştir. Milletin bağımsızlığını her şeyden daha önemli görmüştür ve bu uğurda gerekirse can vermeye hazır olmak gerektiğini söylemiş ve emretmiştir. Çanakkale Savaşı’nda Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ulusal bir üne kavuşmuştur. Bu savaşta Mehmetçiklerimiz ‘’ Çanakkale Geçilemez’’ denilmiş ve düşmanı geri püskürtmeyi başarmıştır.
* Bu savaşta Cevat Çobanlı  ‘’ 18 Mart Kahramanı’’ unvanını almıştır.
- Savaşın sonucunda;
* İstanbul ve Boğazlar işgal tehlikesinden kurtulmuş ve Osmanlı Devleti’nin ömrü iki yıl daha uzamıştır.
*  Birinci Dünya Savaşı’nın süresi uzamıştır.
* Rusya’ya yardım gidemediği için   Rusya’da Bolşevik  İhtilali’ne zemin hazırlanmış ve Rus Çarlığı yıkılmıştır.
* Yarım milyona kada insan bu savaştan zarar görmüştür.
* Bulgaristan İttifak grubuna katılmış, böylece Almanya ve Osmnlı arasındaki  kara bağlantısı sağlanmıştır.
* Osmanlı’nın eğitim görmüş bir çok genci bu savaşta hayatını kaybetmiştir.
* Ulu Önder  Gazi Mustafa Kemal içte ve dışta tanınmış ve ulusal bir üne kavuşmuştur.


bbb
Atatürk Vatan İçin Neler Yaptı? Maddeler Halinde Yazınız.

Atatürk Vatan İçin Neler Yaptı? Maddeler Halinde Yazınız.


Atatürk Vatan İçin Neler Yaptı? Maddeler Halinde Yazınız.

Bir vatan sevdalısı olan, bir vatan aşığı olan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk milleti için, ana vatanı için şu emekleri  vermiştir :
* 31 Mart Vakası’nda isyanı bastıranlar arasında Kolağası rütbesi ile  Atatürk de yer almıştır.
*  Trablusgarp Savaşı’nda  Derne ve Tobruk’ta   İtalya’ya karşı başarılı mücadeleler etmiştir.
* Suriye Cephesi’nde  7. Ordu komutanı olarak  görev yapmıştır. İngilizleri İskenderun’da durdurmayı başarmıştır .
* Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra  Yıldırım Orduları  Grup Komutanı olarak vatanı için çalışmaya devam etmiştir.
* Çanakkale Savaşı’da  19. Tümen Komutanlığı görevi ile  Anafartalar, Arıburnu, Conbayırı ve Kireçtepe’de başarılı mücadeleler  etmiştir.
* Arıburnu’nda ‘’ Size ben taarruzu değil ölmeyi emrediyorum…’’ demiştir ve askerleri yüreklendirmiştir.


* Çanakkale Savaşı’nın sonucunda albaylık rütbesi verilmiştir.
*  Kafkas Cephesi’nde  16. Tümen Komutanlığı görevini üstlenmiştir.
*  İstanbul’da demirlemiş düşman gemilerini görünce ‘’  Geldikleri gibi giderler.’’ demiştir.
* İstanbul’da bulunduğu sürece Kazım Karabekir,  İsmet Paşa ve Ali Fuat Cebesoy ile  görüşmüş ve ülkenin kurtuluşu için  arayışlar içerisine girmiştir.

* İstanbul Hükümeti’ne Samsun Raporu  ile   ilk kez aykırı davranmıştır. Çünkü Samsun ve çevresindeki huzursuzluktan sorumlu olanların Rum çeteleri olduğunu söylemiştir Mustafa Kemal.
* Genelgeler yayınlayarak halkı bilinçlendirmiş ve böylece arkasına büyük bir halk gücünü almıştır ve yoluna devam etmiştir.
* Amasya Görüşmelerine katılmıştır .
*  Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açmıştır .
*   Fethi Bey  ile Minber gazetesini çıkarmış, İrade-i Milliye ve Hakimiyeti Milliye  gazetelerinin  ilk yazılarından bazılarını da Mustafa Kemal yazdırmıştır.
* Milli mücadeleye destek olan tüm yayın organlarının  yanında yer almıştır .
* Savaş zamanında bile ( Kütahya – Eskişehir savaşı devam ederken) Maarif Kongresi’nin  toplanmasını sağlamıştır. )
* Savaşlardan kaçmamış ve birçok savaşa katılmış ve milletinin yanında olmuştur.
* Vatan topraklarını satmamış, başka bir ülkeye kaçmamıştır.
* Birçok  eser de yazmış ve milletini aydınlatmıştır.
* Kişisel hırsları peşinde koşmamış her zaman vatan yolunda mücadele etmiştir.
* Birçok yenilik getirmiştir.
* Çocuklara 23 Nisan’ı hediye etmiştir.
* Cumhuriyet’i ilan etmiştir.
* Saltanatı, halifeliği vb. kaldırmıştır.
*   Her zaman milliyetçi, vatansever, ileri görüşlü, çok yönlü, akılcı, halkçı biri olmuştur.
* Öğretmen okulları açılmış ve eğitime destek olunmuştur.
* Bir çok üniversite açılmıştır. Örneğin; Ankara Hukuk Mektebi, Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi  vb. gibi
* Millet Mekteplerini açmıştır.
* Tiyatro alanında, resim alanında, müzik alanında, mimari alanında  çalışmalar yapılmış ve ülkemiz her açıdan geliştirilmeye  çalıştırılmıştır.
* İnkılaplar yapılmıştır.
* Tarım alanında, sosyal alanda,  ekonomide, madencilikte  vb. alanlarda  çalışmalar yapılmıştır.
 *  Atatürk yaşamı boyunca birçok iş başarmış , yüzyılda bir gelen liderdir.

bbb
Cumhuriyet’in 95.  Yılı İle İlgili Bir Yazı Yazınız .

Cumhuriyet’in 95. Yılı İle İlgili Bir Yazı Yazınız .


Cumhuriyet’in 95.  Yılı İle İlgili Bir Yazı Yazınız .  

Cumhur  kelimesi halk ,  cumhuriyet ise halka dayalı yönetim  demektir . Anadolu’da  başlayan milliyetçi direnişin bir amacı da  milli iradeye dayanan  bir yönetim kurmaktı . Yani Cumhuriyet’i kurmaktı .   29 Ekim 1923’te ilan edilen  Cumhuriyet ile  milli iradeye dayanan yönetim  anlayışının adı konulmuştur . 

Böylece milletin iradesine dayanan yönetim şeklinin tacı çekilmiştir . Artık halkın  iradesi ön plana çıkmıştır . 

Önceden bir kişinin yönettiği ülkeyi artık halkın temsil ettiği kişi ya da kişiler yönetmeye başlamıştır .  Cumhuriyet  ilan edilene kadar çok zorlu aşamalardan geçilmiştir . Önce Kurtuluş Savaşı başarı ile sonuçlanmıştır . Daha sonra saltanat kaldırılmış ve amaca  yavaş yavaş gidilmiştir . Artık insan haklarına , insan  iradesine daha çok önem verilmiştir .  Cumhuriyet’in ilan edilmesini sağlayan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk de  Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur .   Bu uğurda binlerce Mehmetçiğimiz ve Atatürk’ün silah arkadaşlarının da katkısı vardır . Bugün özgürce , demokrasi içinde yaşıyorsak bunu onlara borçluyuz .   Cumhuriyet’in ilan edilmesi ile milletimizin saltanat ve egemenlik makamı yalnız Türkiye  Büyük  Millet Meclisi olmuştur .  Cumhuriyet’e sahip çıkmalıyız ve  Cumhuriyet ile yönetilmeye devam etmeliyiz . Halkın iradesine saygı duymalıyız  . Bu uğurda emeği geçen Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve  tüm Mehmetçiklerimize, aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Nurlar içinde uyusunlar inşallah bu güzel ve aydın insanlar .

bbb
Padişahın  Karadeniz’de Güvenliği Sağlamakla İlgili Mustafa Kemal’e Verdiği  Görev İle, Mustafa Kemal’in Düşündüğü  Güvenliği Sağlama Planları Aynı Mıdır? Tartışınız

Padişahın Karadeniz’de Güvenliği Sağlamakla İlgili Mustafa Kemal’e Verdiği Görev İle, Mustafa Kemal’in Düşündüğü Güvenliği Sağlama Planları Aynı Mıdır? Tartışınız


Padişahın  Karadeniz’de Güvenliği Sağlamakla İlgili Mustafa Kemal’e Verdiği  Görev İle Mustafa Kemal’in Düşündüğü  Güvenliği Sağlama Planları Aynı Mıdır? Tartışınız

Hayır aynı değildir .  Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gönderilme nedenleri şunlardır :
*Osmanlı ordularını terhis etmek , silah ve cephaneleri teslim etmek
* Yerel direnişlere son vermek
* Samsun ve  çevresindeki  kargaşaya son vererek asayiş ve güvenliği sağlamak
* Rum ve Ermeni çetecilerin üzerindeki  milli baskıya son vermek


Bandırma Vapuru ile Samsun’a varan  Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal padişahın  verdiği bu talimatları yerine getirmemiştir .

Yerel direnişleri bastırmak bir yana , söylediği sözler ile halkta  direniş ruhunu artırmıştır . Ulu Önder,  yazdığı Samsun  Raporu’nda bölgedeki durumu şöyle açıklamıştır :
* Samsun ve çevresinde yaşanan olaylardan  Rum çeteciler sorumludur .
* Manda ve himaye kabul edilmeyecektir .
* Halk bağımsızlığına düşkündür .
* Çeteciler saldırgan davranışlardan vazgeçerse bölgede zaten asayiş ve güvenlik sağlanacaktır .
* İzmir haksız yere işgal edilmiştir .
Samsun Raporu  ile Mustafa Kemal Padişah ile aynı görüşte olmamıştır .
Not: Samsun Raporu aynı zamanda Mustafa Kemal’in  İstanbul Hükümeti’nin  emirlerine aykırı davrandığını  gösterir ilk belge olması bakımından dikkat çekicidir.

bbb

Top