Osmanlı Devleti'nde Hoşgörü Ve Adil Bir Yönetim Olduğuna Kanıt Olarak Neler İleri Sürülebilir? - Sosyal Bilgiler

En Beğenilen Yazılar

Osmanlı Devleti'nde Hoşgörü Ve Adil Bir Yönetim Olduğuna Kanıt Olarak Neler İleri Sürülebilir?

    0

Osmanlı Devleti'nde  Hoşgörü Ve Adil  Bir Yönetim  Olduğuna Kanıt Olarak  Neler İleri Sürülebilir?

Osmanlı Devleti adalet ve hoşgörü siyaseti  izlemiştir . 6OO ayakta yıkılmadan kalabilen büyük  ecdadımız olan Osmanlı Devleti  çok hoş görülü ve adaletli bir yönetime sahip olan devlet olmuştur . Osmanlı Devleti fethettiği  yerlerde insanların hak ve   hürriyetlerine saygı göstermiştir .  Osmanlı kozmopolit bir yapıya sahip olduğu için yani içinde birden fazla milleti barındırdığı için  her millete eşit şekilde yaklaşmış , onlara din ve vicdan özgürlüğü tanımıştır . Osmanlı Devleti'nin böyle bir politika izlemesi onun daha da ilerlemesine ve halk desteğini arkasına almasına neden olmuştur .

 Hiçbir milleti dışlamamış , gayrimüslimlerin hakkını da gözetmiştir . Hatta  en güç koşullarda kalan  Ortodoksluktan vazgeçmeyen Bizans halkı  Latinlere borçlu kalmaktansa  Osmanlı Devleti tarafından yönetilmeyi tercih etmişlerdir . Grandük Notoras Bizanslıların duygularını şu şekilde dile getirmiştir:  '' Şehirde Latin külahı görmektense , Türk sarığını yeğlerim'' . İşte Osmanlı'nın adaletli ve hoşgörülü bir yönetime sahip olduğunun en güçlü kanıtı . Osmanlı Devleti Ortodoksların ibadet özgürlüğüne karışmamış , onların dini vakıflarına dokunmamıştır . Bundan dolayı Ortodoks halkı Osmanlı Devleti'ni tercih etmiştir .

Yine  2. Mahmut da şunları söylemiştir : '' Ben tebaamdan Müslümanları camide , Hristiyanları Kilisede ,  Yahudileri Havra'da görmek isterim . Aralarında başka bir fark yoktur diyerek hoşgörülü  olduğunu ne de güzel kanıtlamıştır  Cihan devletimiz Osmanlı Devleti . Yine Fatih Sultan Mehmet'in de hoşgörü fermanı da bunun en güzel kanıtıdır .


"nişan-ı hümayun şu ki , ben ki Sultan Mehmet Han’ım; üst ve alt tabakada bulunan bütün halk tarafından şu şekilde bilinsin ki , bu fermanı taşıyan Bosna rahiplerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum : söz konusu rahiplere ve kiliselerine hiç kimse tarafından engel olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir . Bunlardan gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gerekse kaçanlara emn-ü aman olsun ki , memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerinde yerleşsinler;  ne ben, ne vezirlerim ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir . kendilerine , canlarına , mallarına , kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getirecekleri kimselere yeri ve göğü yaratan Allah hakkı içün , peygamberimiz Muhammed Mustafa hakkı için, yedi mushaf hakkı içün , yüz yirmi dört bin peygamber hakkı içün ve kuşandığım kılıç içün en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarda belirtilen hususlara söz konusu rahipler benim hizmetime ve benim emrime itaatkar oldukları sürece hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir ."  

Hiç yorum yok:
Write yorum

Yorumlama biçimini "ANONİM" olarak seçerek , hiç uğraşmadan kolaylıkla yorum yazabilirsiniz . Sizin bu yazıya yorumunuz ne ? :-)

© 2014 Sosyal Bilgiler. Designed by Bloggertheme9
Powered by Blogger.