Sosyal Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk’ün   ‘’ Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat  Damarlarından  Biri Kopmuş Demektir.’’ Sözünden  Ne Anlıyorsunuz?

Atatürk’ün ‘’ Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir.’’ Sözünden Ne Anlıyorsunuz?


Atatürk’ün   ‘’ Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat  Damarlarından  Biri Kopmuş Demektir.’’ Sözünden  Ne Anlıyorsunuz?

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletinin her alanda gelişmesini  istediği  gibi    sanat dalında da gelişmesini çok istemiştir. Çünkü sanat insanları birleştiren ve bütünleştiren, duyguları  dile getiren, duyguları görsel şova dönüştüren ve  milletleri geliştiren bir  etkinliktir. Sanatın olduğu yerde hoşgörü olur, paylaşma olur, sevme olur, sevilme , beğenme olur, beğenilme olur.

Sanatın olduğu yerde gelişme ve ilerleme olur.  Milletimizin sanatı  da kendi kültürümüzü ortaya çıkarır. Kültürümüzü sanata döktüğümüz zaman  her şey daha da bir güzelleşir . Sanat bizi birleştirir ve bütünleştirir. Sanat yaratıcılığı geliştirir, üretkenliği artırır. İşte tüm bunlardan dolayı da Mustafa Kemal ‘’ Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.’’ sözünü dile getirmiştir.

Sanat ayrıca bireylerin ufkunu açar, hafızayı taze tutar ve hafızayı geliştirir. Sanat insanların  görüşlerinin farklı  farklı olmasını sağlar. Böyle olunca da  sanatın olduğu yerde öznellik olur. Sanatın olduğu yerde  topluma çeşitli mesajlar verilir.  Sanat aynı zamanda öz eleştiri yapmamızı sağlar ve bizim daha çok ilerlememizi sağlar.  Örneğin; Türk halk müziği sanatçısı olan bir kimse söylediği türkülerle, uzun havalar ile insanların gönlüne taht kurar ve duyguların depreşmesini, özlemlerin, hasretlerin  yoğunlaşmasını sağlar.  Ya da izlediğimiz bir filmde kadına yönelik şiddetin dur demesini sağlar ve insanların daha bilinçli olmasını sağlar. Sanatın olmadığı yerde ise gelişme ve ilerlemeden bahsedilemez. Kurak ve çorak toplumlar ortaya çıkar. Böyle toplumlarda da cahil kimseler ve geri düşünceli kimseler çok olur. Bilim ve fen gelişmez. Hoşgörü ve bütünleşme olmaz. Bunun için Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman  sanata ve sanatçıya çok önem vermeliyiz , sanatımızı her alanda geliştirmeliyiz ve uygar bir millet olmalıyız.


Atatürk’ün Sanat İle İlgili Sözleri 

Türk Dil Kurumunun  Günümüzde Yaptığı  Faaliyetler Hakkında Bir Araştırma Yapınz.

Türk Dil Kurumunun Günümüzde Yaptığı Faaliyetler Hakkında Bir Araştırma Yapınz.


Türk Dil Kurumunun  Günümüzde Yaptığı  Faaliyetler Hakkında Bir Araştırma Yapınız.

Milli kültürü uluşturan  unsurların başında dil ve tarih gelir.  Mustafa Kemal Atatürk  Dönemi’nin  dil alanındaki en önemli çalışması ise  Türk Dil Kurumunun kurulmasıdır. O dönemde yapılan dil le ilgili  çalışmaları daha önceki yazılarımızda yazmıştım.
Türk Dil Kurumunun günümüzde  yaptığı faaliyetler ise şunlardır:
* 2016 yılına dair “yılın dergisi” ödülü, Türk Dili Dergisi’ne verilmiş
*15 Mart 2017 günü “2017 Türk Dili Yılı Dilimiz Kimliğimizdir.’’ denilmiştir.
* Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı düzenlenmiştir.

* ‘’Türk Edebiyatı Tarihi Kitapları Sergisi’’ düzenlenmiştir.
* ‘’Dilimiz Kimliğimizdir.’’ denilerek  Türk dilinin önemi ile ilgili yarışmalar düzenlenmiş, afişler  hazırlanmış, fotoğraflar çekilmiş, kamu spotu yarışmaları yapılmış vb. ‘dir.

*  Dilimizin önemini daha iyi anlatmak için çeşitli kısa filmler çekilmiştir.
* Yabancı iş yeri adlarının  kaldırılması, her iş yerine,  Türkçe isimler verilmesi  gerektiği  konferanslar aracılığı ile, sempozyumlar aracılığı ile insanlara anlatmaya çalışılmıştır.
*’’ Dil bilgisi Kitapları Sergisi’’açılmıştır.
* Türk Dili ile ilgili radyo programları yapılmıştır.
* Türk Dili Yılı ile ilgili köşe yazıları  ve makaleler  yayımlanmıştır.
* Kızılay’ın  katkısı ise ‘’ Türkçenin Kan Kaybına Dur Diyoruz.’’ sloganı ile çalışmalar düzenlenmiş ve dilimize verilen önem topluma anlatılmaya çalışılmıştır.
* Türk Dili ile ilgili yeni kelimeler ve anlamları ortaya çıkartılmıştır. Örneğin; selfienin anlamı dilimizde özçekim olarak adlandırılmıştır. Bu gibi çalışmalara da ağırlık verilmiştir.
* Türkçeyi daha iyi ve etkin konuşmak için diksiyon kursları açılmış ve insanların dilimizi daha güzel konuşması sağlanmak istenmiştir.

Coğrafya İle İlgili Özlü Sözler

Coğrafya İle İlgili Özlü Sözler


Coğrafya İle İlgili Özlü Sözler  

Her coğrafyanın, her ülkenin kendine göre özellikleri vardır. Zengin bir coğrafyada kurulan devlet  bu zenginlikten  fayda sağlar.  Çünü coğrafya ülkelerin kaderidir der İbni Haldun. Gerçekten de öyledir. Coğrafyası iyi olanlar avantajlı olur ve gelişime daha çok açık olur.

Coğrafya ile ilgili özlü sözler şunlardır:
‘’ Coğrafya kaderdir.’’ İbni Haldun
‘’ Her değişik coğrafya, hem de gündelik yaşamın içinde, insanın önüne yenilikler çıkarabilir; değişik görüntülerin peşinde, karşımıza seyrek çıkacak güzelliklere dikkat kesilmek gerekiyor.’’ Franz Kafka

’’ Ancak en son agaç kesildikten, en son nehir zehirlendikten ve en son balik tutulduktan sonra anlayacaksiniz ki, insan parayi yiyemez!” (Kizilderili Cree asiretinin bir atasözü).
‘’ İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanın beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer.’’   ( Edip Cansever)

‘’ Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak.’’  Sait Faik Abasıyanık

Çevrenizde Hayvan  Barınakları Ve Bu  Barınakların  Kurulma Amaçları Hakkında Edindiğiniz Bilgileri  Arkadaşlarınızla  Paylaşınız.

Çevrenizde Hayvan Barınakları Ve Bu Barınakların Kurulma Amaçları Hakkında Edindiğiniz Bilgileri Arkadaşlarınızla Paylaşınız.


Çevrenizde Hayvan  Barınakları Ve Bu  Barınakların  Kurulma Amaçları Hakkında Edindiğiniz Bilgileri  Arkadaşlarınızla  Paylaşınız.

Çevremde hayvan barınakları bulunmaktadır. Yedikule Hayvan  Barınağı, Üsküdar Geçici Hayvan Barınağı gibi barınaklar vardır. Bu barınakların amacı sahipsiz kalmış hayvanların her türlü gereksinimini sağlamak ve onların da bir can olduğunun bilincinde olarak onlara koşulsuz sevgi sunmak ve  onları korumak, kollamak, onlara zarar gelmesini önlemektir. Son yıllarda hayvan barınakları artmakta ve  insanlarımız da daha bilinçli olmaya başlamaktadır. Hayvanlar insanın en yakın dostudur ve bizim tarafımızdan korunmaya muhtaç olan, sevgiye ihtiyaç duyan  güzel canlardır, güzel dostlardır ve arkadaşlardır.

Hayvanları her zaman korumalıyız ve onları çok sevmeliyiz, onlara asla eziyet etmemeliyiz.
Not: Sokak Hayvanları İçin  Neler Yapılabileceğini  Arkadaşlarınızla Tartışınız.

Sokak hayvanları savunmasız, sevgiye muhtaç olan, ilgiye muhtaç olan canlardır. Onlar için insanlık çok şey yapabilir. Yeter ki buna gönüllü olalım ve yaptığımız iyilikler  koşulsuz olsun. Sokak hayvanları için öncelikle şunu yapmalıyız.  İçimizde hayvan sevgisini her zaman var etmeliyiz. Onlar sevmeli ve onlara asla kötü davranmamalıyız. Onları düşman gibi değil yardıma muhtaç dost gibi görmeliyiz. Yolda, çarşıda, mahallede gördüğümüz her türlü sokak hayvanı için  su kapları oluşturmalıyız ve onların suyu doya doya içmesini sağlamalıyız.  Hasta bir sokak hayvanı gördüğümüzde bunu ilgili  kurumlara söylemeliyiz ve onun veteriner hekime gitmesi için elimizden gelen fedakarlığı yapmalıyız. Onları öldürmemeliyiz, onlara eziyet etmemeliyiz. İnsan onuruna yakışmayacak hal ve hareketlerde bulunmamalıyız. Onların aciz olduğunu ve ancak bizim sevgimizle hayata tutunacaklarının her zaman farkında olmalıyız. Onlar için sıcak bir yuva yapmalıyız. Onlara yediklerimiz sağlıklı gıdalardan vermeliyiz.  Onlar için imkanımız varsa evimizin çevresine küçük kulübe yapmalıyız. Bakamıyorsak onları hayvan bakım evlerine göndermeye çalışmalıyız. Kısacası onlara merhamet edelim ve onların da yaşamaya hakkı olduğunu hatırlayarak sorumluluk alalım, sorumluluk verelim ve bilinçli hayvanseverler olalım.

Toplumların Gelişmesinde Ekonominin Rolü  Var Mıdır? Ekonominin  Devlet Yaşamındaki  Önemi Konusunu Arkadaşlarınızla Tartışınız.

Toplumların Gelişmesinde Ekonominin Rolü Var Mıdır? Ekonominin Devlet Yaşamındaki Önemi Konusunu Arkadaşlarınızla Tartışınız.


Toplumların Gelişmesinde Ekonominin Rolü  Var Mıdır? Ekonominin  Devlet Yaşamındaki  Önemi Konusunu Arkadaşlarınızla Tartışınız.

Toplumların gelişmesinde en büyük etkenlerden biri de ekonomidir. Geçmişe dönüp baktığımızda da, günümüzde de ekonominin toplumların gelişmesinde ne kadar etkili olduğunu görmekteyiz. Çünkü ekonomisi güçlü olan bir ülke aynı zamanda zengin bir ülkedir ve kendini geliştirmiş  bir ülkedir. Ekonomisi iyi olmayan ülkeler ise  ne yazık ki gelişmiş bir ülke değildir.

Ekonomisi iyi olmayan ülkelerde diğer alanlarda da gelişme ve ilerleme sağlanmaz. Oysa ekonomisi gelişmiş bir ülke sahip olduğu  ekonomi ile ülkesini  eğitim alanında, kültürel alanda, sosyal alanda,  idari alanda vb. daha birçok alanda geliştirme imkanına sahip olur.

Çünkü sahip olduğu ekonomik güç diğer olumlu sonuçları da beraberinde getirir. İşte bunun içindir ki toplumların gelişmesinde ekonomi çok önemlidir. Bugün dünyaya yön veren ülkelere baktığımızda, bu ülkelerin  ekonomik anlamda, ilim ve fende, eğitimde vb.  ilerlemiş olan  ülkeler olduğunu görürüz. Ekonomisi zayıf olan ülkeler ise  yoksul olur, güçlü bir kalkınmaya gidemez. Toplumsal anlamda, siyasal anlamda yıkılmalar gerçekleşir . Ayrıca tam anlamda bağımsızlığın olması için de ekonomik açıdan güçlü ve bağımsız olmamız  gerekir. Yoksa güçlü olan ülkelerin  emri altında oluruz ve başkalarının eline her zaman  muhtaç kalırız. Her alanda  özgür olmalıyız ve yerel ürünler geliştirmeliyiz. Kendi arabamız  yapılmalı, uçağımız yapılmalı, helikopterimiz yapılmalıdır. Pahalı pahalı telefonlar satın almak yerine kendi telefonlarımız, bilgisayarlarımızı üretmeliyiz ve ekonomik anlamda güçlü ve özgür bir Türkiye Cumhuriyeti olmalıyız. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal de ekonominin önemi ile ilgili şu sözleri söylemiştir:
* ‘’ Yeni Türkiye Devleti temellerini süngüyle değil, süngünün de dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. Fakat yeni Türkiye Devleti bir ekonomi devleti olacaktır.’’

Atatürk’ün  Milliyetçilik İlkesi Doğrultusunda Söylemiş Olduğu  Sözleri Araştırınız

Atatürk’ün Milliyetçilik İlkesi Doğrultusunda Söylemiş Olduğu Sözleri Araştırınız


Atatürk’ün  Milliyetçilik İlkesi Doğrultusunda Söylemiş Olduğu  Sözleri Araştırınız. Atatürk’ün Sahip Olduğu  Vatan Ve Millet Sevgisinin  Bu Sözlerde Nasıl  İfade Edildiğini Araştırınız.

Mustafa Kemal Atatürk milletini her zaman çok sevmiş ve milletinin bağımsızlığı için elinden gelen her türlü fedakarlığı yapmıştır. Onun milliyetçiliği ırkçılık değildir, kapsayıcıdır, evrenseldir. Mustafa Kemal’in milliyetçilik ile ilgili sözleri şunlardır:
* ‘’ Bir yurdun en değerli varlığı yurttaşlar arasında millî birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygusu ve kabiliyetlerinin olgunluğudur.” Mustafa Kemal Atatürk
* ‘’Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.”  Gazi Mustafa Kemal

* ‘’ “Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletler arası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kişiliğini korumaktır.’’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk.

* ‘’ “Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız.’’ Atatürk
* ‘’ Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.’’ Atatürk
* ‘’ Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve şümullü (kapsamlı) medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek, Türkiye’ye ve cihana bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Atatürk
* ‘’ “Gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi tek vücut olmuş azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet, elbette büyük geleceğe layık ve aday olan bir millettir.’’  Atatürk
* ‘’ “Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının
tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’ün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek.” Mustafa Kemal
* ‘’ Gençliğin çalışkan, duyarlı ve MİLLİYETÇİ yetişmesi esas dileklerimizdendir.’’ Mustafa Kemal Atatürk
* ‘’ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN ilâhî müjdecisi olan şiirleriniz, bugünkü mücadelemizin kahramanlık ruhuna doğuş ufku olmuştur. Gelişinizden duyduğum memnuniyeti ifade ile sizi milletimizin mübarek babası olarak selâmlarım.’’ Mustafa Kemal Atatürk
 Not: Atatürk milletini cumhuriyetin  dayanağı bir millet olarak görmüş ve milletinin cumhuriyete her zaman sahip çıkacağını söylemiştir.  Kendi milli benliğimize ve kültürümüze sahip çıkmamız gerektiğini söylemiştir. Gerektiğinde  vatan için bir olmasını,  bütün olmasını bilmeliyiz demiştir. Başka milletler ile iletişim içinde olmalıyız ve ülkemizi geliştirmek  için var gücümüzle çalışmalıyız. Milletimizin  kültürünü yaşatmalıyız.  Bizler birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket eden millet olmalıyız ve milletimiz için her türlü fedakarlığı yapmalıyız.

Aile Büyükleriniz Hangi Ekonomik Faaliyetlerle Uğraşmaktadır? Bu Ekonomik Faaliyetlerin  Yaşantınıza  Etkisi  Nedir?

Aile Büyükleriniz Hangi Ekonomik Faaliyetlerle Uğraşmaktadır? Bu Ekonomik Faaliyetlerin Yaşantınıza Etkisi Nedir?


Aile Büyükleriniz Hangi Ekonomik Faaliyetlerle Uğraşmaktadır? Bu Ekonomik Faaliyetlerin  Yaşantınıza  Etkisi  Nedir? Düşüncelerinizi  Arkadaşlarınızla Paylaşınız.

Her ailenin geçim kaynağı farklıdır. Kimileri hayvancılık ile, kimileri turizm ile, kimileri çiftçilik ile vb. geçimlerini sağlar. Benim aile büyüklerimin geçim kaynağı da hayvancılık ve çiftçiliktir. Kocaman bir elma  bahçemiz var. Her yıl  bu bahçeye babam çok iyi  bir  şekilde bakmakta ve  çok emek harcamaktadır.  Ağaçlar her yıl budanır, sulanır ve ilaçları sıkılır.

Babam bu işleri yaparken ailemin diğer büyükleri ise  hayvancılık ile uğraşmaktadırlar.  Annem sabahları erkende ineklerimizin  yemini verir, tavukların yemini  verir. Hayvancılıktan  da  çiftçilikten de gelirimiz gelir.

Bu gelir ile ise ailem bizleri okutur ve geleceğe hazırlar. Bazı zamanlar hayvanlar hasta olduğu zaman süt vermezler, yumurta vermezler. Böyle durumlarda maddi sorunlar yaşarız.  Soğuk kış aylarında   buzlu günler olduğu zaman da elmalarımız soğuk alır ve o yıl geçimimiz daha da zorlaşır. Ama yine  de kimseye muhtaç değiliz ve kendi yağımızla kavrulmaya çalışıyoruz. Annem ve babam bu işler ile uğraşırken ablalarım ve  ve abim de bizim derslerimize yardımcı olur. Ablam yemekleri yapar, evleri temizler. Abim ise çarşıda halledilmesi gereken işleri halleder ve yaşamımız böylece akıp gider.

Atatürk Ressamı Neden Eleştirmiştir? Sizce Sanatçı  Gerçekleri Mi Yansıtmalıdır? Yorumlayınız.

Atatürk Ressamı Neden Eleştirmiştir? Sizce Sanatçı Gerçekleri Mi Yansıtmalıdır? Yorumlayınız.


Atatürk Ressamı Neden Eleştirmiştir? Sizce Sanatçı  Gerçekleri Mi Yansıtmalıdır? Yorumlayınız.

 İbrahim Çallı, Atatürk’ün  isteği üzerine Etnografya Müzesi’nde bir sergi açar.
Bu sergide de yer alan “Zeybekler” tablosunu gören Atatürk, Çallı’ya döner ve “Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin resmindeki atlar nasıl semirmiş böyle?” diye sorar.

Usta ressam malzemelerini alır ve tablosundaki atı bir deri bir kemik hale getirir.

Atatürk ressamı şunun için eleştirmiştir:
Milletimiz, milletimizin hayvanları dahi   yiyecek bir şey bulamıyordu. Çünkü yoksulluk hat safhadaydı.  Ressamın da atı çok kilolu göstermesi aslında  gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü o yıllarda atlarımız açlıktan bir deri bir kemiğe bürünmüştü. Gerçek olan çizilmelidir, aktarılmalıdır tabloya. Daha sonra  zaten ressam da doğrusunu çizmiştir.  Bana göre bir sanatçı gerçekleri yansıtmalıdır, ve insanların da gerçekleri öğrenmesini sağlamıştır.  Sanatçı gerçekleri aktarırsa o yapılan sanat eseri de daha anlamlı hale gelir ve insanlar da gerçekleri öğrenmiş olur. Bunun için her zaman sanatçılar gerçekten, doğrulardan yana olmalıdır ve bunu da sanatına yansıtmalıdır.

Not: Atatürk’ün sanatçılar  ve sanat için söylediği sözler şunlardır:
* ‘’Sanatçı, esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.’’
* ‘’İnsanlarda bir takım ince, yüksek ve asil duygular vardır ki insan onlarla yaşar. İşte o ince, yüksek, derin ve asil duyguları en çok duyabilen ve diğer insanlara duyurabilen şairdir.”
* ‘’ “Yüksek bir insan toplumu olan Türk Milletinin tarihi bir özelliği de güzel sanatları sevmek ve onunla yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan gelen zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve milli birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve önlemlerle bağlayarak geliştirmek milli idealimizdir.”


Şair Mustafa Kemal’in Ruh Halini  Hangi Duygular İçinde Anlatmıştır?

Şair Mustafa Kemal’in Ruh Halini Hangi Duygular İçinde Anlatmıştır?


Şair Mustafa Kemal’in Ruh Halini  Hangi Duygular İçinde Anlatmıştır?

Kocatepe’de
Kurtuluş Savaşı Destanı
Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır
Ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin, gece yıldızların altında kayalardır.
……
Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
Okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den
Dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel ve rahat günlere inanıyordu
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: ‘üç’ dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Kurtuluş Savaşı Destanı
Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır
Ne ağaç, ne kuş sesi, ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin, gece yıldızların altında kayalardır.
……
Kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi
Okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den
Dünyanın en yıldızlı karanlığını.
Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki
Şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
Güzel ve rahat günlere inanıyordu
Ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
Birdenbire beş adım sağında onu gördü.
Paşalar onun arkasındaydılar.
O, saati sordu.
Paşalar: ‘üç’ dediler.
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu.
Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon ovasına atlıyacaktı.
…….
Ali Onbaşı bir şimşek hızıyla düşündü
Ve şu türküyü duydu.
‘Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu bu davet bizim…
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşcesine, bu hasret bizim..’

Nazım Hikmet’in Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk için yazığı bu şiirde Atatürk’ün şu duygular içinde olduğu  anlatılmaktadır:
 Vatanını kurtarmak için elinden geleni yapan ve bunun içinde mücadeleyi bırakmayan bir kurda benzetilmiştir. Gözleri çakmak çakmak bakarak gözünde umut ışığının olduğunu ve  vatanın kurtarılacağına dair inancının olduğunu söyleyebiliriz. O kadar heyecanlı ve o kadar umutludur ki  o şevk ve heyecanla yapamayacağı, başaramayacağı iş yoktur. Çünkü o vatanının kurtarılması için, vatanını canı pahasına da koruyan Gazi Mustafa Kemal’dir. Güzel günlerin geleceğini, bu zor günlerin atlatılacağını düşünmüş ve bunun için  inancını ve öz güvenini hiçbir zaman kaybetmemiştir.


Top